KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/188 E., 2021/5210 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2021
- Esas No
- 2019/188
- Karar No
- 2021/5210
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu şirket … Otomotiv İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından satışı yapılan araçların özel tüketim vergisi matrahının, ithalattaki katma değer vergisi matrahından düşük gösterildiğinden bahisle re'sen tarh edilen 2011 ila 2013 yılları muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, yargı harcı ile 2017 yılına ait motorlu taşıtlar vergisinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısma isabet eden kamu alacağı yönünden iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak kesinleştirildiği ve malvarlığından da tahsil edilemeyeceği açıkça ortaya konulan kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davaya konu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin 16/05/2016 tarihinde.
Otomotiv Turizm ve İnşaat Limited Şirketini devir almak suretiyle tasfiyesiz infisah suretiyle birleştiği, verilen ara kararıyla devir alınan şirket hakkında malvarlığı araştırmasının yapılıp yapılmadığı, asıl borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 04/11/2017 ile kanuni temsilci davacı adına ödeme emrinin düzenlenme tarihi olan 27/11/2017 tarihleri arasında borçlu şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılıp yapılmadığının sorulduğu, devir alınan şirket hakkında işlem yapılmadığının ve belirtilen iki tarih arasında şirket araçlarına yakalama uygulandığının bunun dışında malvarlığı araştırmasının yapılmadığının bildirildiği,
asıl borçlu şirket yönünden kesinleşmiş ve takip süreci tamamlanmış bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra ödeme emrinin davaya konu edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilmeden önce dava dışı şirketin devir alındığı ve birleşmenin yapıldığı, her iki şirketin malvarlığının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, devir alınan şirkete ait malvarlığının ayrıca araştırılmasının hukuken mümkün olmadığı, kesinleşmiş ve takip süreci tamamlanmış kamu alacağı olduğundan tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Asıl borçlu şirket hakkında malvarlığı araştırmasının yapılmadığı, mal beyanında belirtilen malvarlığının satışının dahi yapılmadığı, Vergi Dava Dairesi kararındaki tespitlerden daha fazla hukuka aykırılık bulunduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/188, K. 2021/5210, 26 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama