KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/5180 E., 2021/3918 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
- Esas No
- 2019/5180
- Karar No
- 2021/3918
- Temyiz eden (davalı)
- .. Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Petrol Depoculuk ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2004 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, olayda, vergi borcunun asıl borçlu şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiğinden bahisle 2004 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlenmiş ise de; dava dilekçesine ekli 09/10/2009 tarih ve 7414 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesi sonucu, davacının, … tarih ve …. ve …sayılı şirket devir temlik sözleşmeleri ile şirket hisselerini devraldığı, dolayısıyla, kamu alacağının ait olduğu dönemde henüz şirket ortağı olmadığı gibi, temsilcilik vasfının da bulunmadığı anlaşıldığından,
kamu alacağının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı, bu bakımdan, söz konusu borcun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Müşterek Kurulun 16/04/2018 tarih ve E:2016/1064, K:2018/2529 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/5180, K. 2021/3918, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama