KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/965 E., 2022/4473 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/965
- Karar No
- 2022/4473
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İçecek Gıda İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Bazı alkollü içki ithalatlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen cevaplı raporda, antrepoda açılan ve otuz gün içinde işlemi bitirilemeyip tasfiyelik hale gelen beyannamelere konu eşyaların CIF bedelinin %1'inin ödenmesi suretiyle serbest dolaşıma sokulması için gerekli olan vergi ödemelerinin, ödeme tarihleri yerine, beyannamelerin tescil tarihlerindeki kur ve özel tüketim vergisi oranları esas alınarak gerçekleştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle fark vergilerin bu durumda bulunan kişilerden aranılması gerektiğinin bildirilmesi üzerine, davacı adına 2015 yılının Aralık ayında tescil ettirilen 4 adet beyannameye ilişkin olarak tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda, tasfiye edilecek hale gelen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmasının istenilmesi halinde, eşyanın teslimi için yeniden gümrük giriş beyannamesi verilmesini zorunlu kılan bir hükme yer verilmediği, 181. maddesinde düzenlenen ithalatta gümrük yükümlülüğünün ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı hükmü gereği tescil edilen beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen vergiler esas alınarak,
179. madde hükmüne göre işlem yapılması gerektiği, bu durumda, gümrük beyannamelerinin tescil tarihindeki döviz kurları yerine kanunda öngörülmeyen, idarece, genel tebliğlerde yer alan düzenlemelerden hareketle ve daraltıcı bir yorumla, kanuna aykırı şekilde değerlendirme yapılmak suretiyle ödemenin gerçekleştirildiği tarihteki döviz kurları ve özel tüketim vergisi oranları esas alınarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Beyannamelerin kapatılmamış olmasına karşın, tescil edildikleri tarihteki döviz kurlarının ve özel tüketim vergi oranlarının uygulanmasına olanak bulunmadığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/965, K. 2022/4473, 15 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama