KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2778 E., 2023/2545 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2023
- Esas No
- 2020/2778
- Karar No
- 2023/2545
- Temyiz edenler
- —
- 1- (davacı)
- … Akaryakıt Anonim Şirketi (Eski Unvanı: … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın, antrepoda devralınmasına dair devir sözleşmesinin damga vergisine tabi olduğundan bahisle hesaplanan damga vergisinin matraha dahil edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen para cezasına ilişkin tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, davacı aleyhine toplam para cezası 40.871,73.-TL tutarında kesilmiş ise de, peşin ödeme indirimi nedeniyle, 30.654,00 TL'nin ihtirazi kayıtla ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, dava dilekçesi ekinde yer alan alındı belgesi ile bu durumun teyit edilmesi karşısında,
davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 30.654,00 TL'nin ödendiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptali ile 30.654,00.-TL para cezasının ödeme tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen tutarı aşan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiş ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, vekalet ücreti yönünden kararın hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idarece savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı vekili lehine kısmen kesinleşen mahkeme kararıyla vekalet ücretine hükmedildiğinden bozma kararına uyularak verilen kararda ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığından Danıştay bozma kararına uymak suretiyle verilen karara yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 17/10/2018 tarih ve E:2014/3999, K:2018/4495 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının lehine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine gelince;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/2778, K. 2023/2545, 12 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama