KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3436 E., 2023/2182 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
- Esas No
- 2020/3436
- Karar No
- 2023/2182
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : …
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 20/07/2017 tarihinde vefat eden muris Süleyman Süral'ın %92 hissesinin bulunduğu ... Anonim Şirketi ile %60 hissesinin bulunduğu Süral Su Bira Meşrubat Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi'nden veraseten intikal eden hisselerin değerinin düşük beyan edildiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlere istinaden takdir komisyonca takdir edilen matrah farkı üzerinden tarh edilen veraset ve intikal vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mahkemelerince verilen ara karar ile takdir komisyonu kararıyla yapılan değerlemeye konu her bir arsa ve bina, taşıt ve taşıt parçası, demirbaş ve stok için ayrı ayrı olmak üzere davacı tarafından beyan edilen değer gösterilmek suretiyle ayrıntılı dökümünün ve bu değerlerin komisyonca nasıl belirlendiğinin izahının yapılmasının istendiği,
davalı idarece gönderilen cevabi yazılarda servet unsurlarından arsa ve binaların emlak vergisi değerleriyle, şirketin aktifine kayıtlı ve kasko değeri tespit edilen bir kısım taşıtların ise Türkiye Sigorta ve Reasürans Birliğinden alınan kasko değerleriyle değerlendirildiği, kasko değeri tespit edilemeyen taşıtlar, taşıt parçaları, demirbaş ve stoklar yönünden ise piyasa şartlarına göre değerleme yapıldığının belirtilmesi üzerine, yine ara karar ile piyasa şartlarına nasıl ulaşıldığının sorulduğu,
ancak idarece bu hususun somut olarak ortaya konulamadığının anlaşılması karşısında, dava konusu veraset ve intikal vergisinin kasko değeri tespit edilen araçlar yönünden kasko değerleriyle bilanço değerleri arasındaki fark ile arsa ve binalar yönünden tespit edilen matrah farkına isabet eden kısmının hukuka uygun olduğu; aşan kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, intikal eden terekenin hisse senetleri olduğu hususunun dikkate alınmadığı, olayda şahıs işletmesi intikali, ortaklık, kollektif şirket veya limited şirket payı intikali gibi hesaplama yapıldığı, halbuki ticari sermaye değil, ortaklık hakkı doğuran menkul bir kıymetin söz konusu olduğu, itibari kıymetle beyanda hukuka aykırılık bulunmadığı; davalı idarece vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararı uyarınca tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/3436, K. 2023/2182, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama