KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1291 E., 2024/4936 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Esas No
- 2022/1291
- Karar No
- 2024/4936
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sürücüsü olduğu minibüs içerisinde yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2015 yılının Ekim dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...
K:... sayılı kararıyla; olayda,... plaka Ford transit marka minibüsün yol kontrolü sırasında aracın sürücüsü olan davacının araçta kaçak sigara olduğunu beyan etmesi üzerine yapılan aramada 83.000 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, hakkında açılan ceza davasındaki ifadesinde sigaraların kendisine ait olmadığını, 400TL karşılığında taşımacılığını yaptığını, sigaraların kaçak ve bu fiilin suç olduğunu bildiğini, maddi durumunun kötü olması sebebiyle işi kabul ettiğini beyan ettiği,......
Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında mahkumiyete hükmedildiği, bu durumda, ele geçirilen sigaraların kaçak ve davacının hüküm ve tasarrufu altında olduğu hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi ürünleri bulundurduğu açık olan davacı adına takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrah üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık görülmediği;
davacının kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başka şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığından ve ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşullar da olayda mevcut olmadığından,
davacı adına tarh edilen katma değer vergisinde ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin iptaline, vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, vergi tarh etme yetkisinin gümrük müdürlüğünde olduğu, yetkisiz idare tarafından salınan vergiler ve kesilen cezaların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın redde ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/1291, K. 2024/4936, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama