KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4007 E., 2024/4883 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/4007
- Karar No
- 2024/4883
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen 28/01/2020 tarihli vergi tekniği raporu ile davacı adına tescil edilen gayrimenkul bedeli olarak ağabeyi tarafından, 01/11/2013 tarihinde gerçekleştirilen 1.835.000,00 dolar karşılığı 3.723.215,00-TL tutarlı ödemenin yarısı olan 917.500,00 dolar karşılığı 1.861.607,50-TL'nin davacıya ivazsız olarak intikal etmiş olduğunun tespit edildiğinden bahisle yapılan beyana çağrı üzerine ihtirazi kayıtla verilen beyanname ile tahakkuk ettirilen 2013 yılı veraset ve intikal vergisi, damga vergisi ve usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda davacının devraldığı taşınmazın 1/2'lik kısmına ilişkin bedelin aralarında borç alacak ilişkisi olacak şekilde ağabeyi tarafından ödendiği ileri sürülmüş ise de, gerek inceleme tarihi itibariyle idareye gerekse de dava aşamasında Mahkemeye borcun ödendiğine ilişkin bilgi/belge sunulmadığı, bu durumun iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymadığı, ispat külfetinin davacıya ait olduğu ve davacı tarafından devir işleminin bağışlama niteliğinde olmadığı hususunun ispatlanamadığı, dayanak vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin yeterli görüldüğü,
davacı adına tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisi, damga vergisi ve kesilen usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkemece, sadece iki kardeş arasındaki borç- alacak ilişkisinin ispatlanamadığı ya da ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından bahisle, yapılan tahakkukun hukuka uygunluğunun kabulünün hukuki temelden yoksun olduğu, davalı idarece, taşınmaz malı satın aldıkları firma hakkında yapılan inceleme dışında bir tespitinin bulunmadığı, tahakkukun tamamen varsayıma dayalı olduğu, ticari amaçla iki kardeş tarafından ortak bir hedefe yönelik yatırım amaçlı bir taşınmaz satın alındığı, bir kardeşin diğer kardeşe karşılıklı güven esasına dayalı olarak borç verdiği, bu tür işlemlere Borçlar Kanunu'nun ve Ticaret Kanunu'nun cevaz verdiği,
ivazsız bir intikalin bulunmadığı, alacak- borç ilişkisinin bulunduğu, tarafların irade beyanlarında hiçbir şekilde ivazsız intikal (bağış) durumunun oluşmadığı, dava konusu tahakkukun hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/4007, K. 2024/4883, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama