KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/157 E., 2024/1604 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2024/157
- Karar No
- 2024/1604
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ...
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Malmüdürlüğü
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kaçak sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararlarına istinaden 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2016 yılının Mayıs dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dosyanın incelenmesinden,14/05/2016 tarihinde Hakkari İli, Yüksekova İlçesinden Van İline kaçak sigara nakledileceği yolundaki ihbar üzerine, davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç durdurularak yapılan aramada, TAPDK bandrolü bulunmayan, özel etiketi veya işareti olmayan, yabancı menşeli gümrük kaçağı tütün mamülünün ele geçirildiği, durumun çok sayıda jandarma mensubu tarafından birlikte imzalanan 14/05/2016 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, olayda, bandrolsüz sigaraların davacının sevk ve idaresindeki araçta ele geçirildiği,
olayla ilgili ceza yargılamasında ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının sigara kaçakçılığı suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ...
Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği dikkate alındığında, Kanun'un aradığı anlamda bulundurma fiilinin davacı nezdinde gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık görülmediği.
Dairelerince verilen 19/09/2023 tarihli ara kararına istinaden davalı idarece sunulan bilgi ve belgelere göre, Şemdinli Malmüdürlüğünce Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun Değerlendirme Raporuna istinaden mükellefiyet kaydı açılan davacı adına re'sen tarhiyat yapılırken, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, mükellefin, belgesiz mal bulundurduğu ya da belgesiz hizmet satın aldığının, fiili ya da kaydi envanter sırasında tespit edilmesi,
ardından mükellefe, mal veya hizmete ait belgelerin ibrazı için 10 günlük süre verilmesi gerekirken bu yol izlenmeden yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin işlemin iptaline, kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tütün ürünlerinin toptan ticareti faaliyetinde bulunulmadığından, adına re'sen vergi mükellefiyeti tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ele geçirilen kaçak sigaralar müsadere ve sonrasında imha edildiğinden "bulundurma" olgusunun imkansız hale geldiği, malvarlığı bulunmadığından yargılama giderlerinin dahi karşılanmasının mümkün olmadığı; davalı idarece, davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası kapsamında sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Taraflar temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2024/157, K. 2024/1604, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama