KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1646 E., 2024/3115 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/1646
- Karar No
- 2024/3115
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ...Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- (DAVALI) ...Bakanlığı adına ...Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ...tarih ve ...sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "çöp kovası kapağı" cinsi eşyaya ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza kararı alınabilmesi, gümrük vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme sonucunda Kanun'un 23. ilâ 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğunun tespitini gerektirmekte olup, olayda davacının beyan ettiği kıymette noksanlık bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, bu haliyle para cezası kararı alınabilmesi açısından maddede öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu eşyanın ev işlerinde değil, işyeri, ofis v.b. mekanlarda kullanıma uygun olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idarece savunma verilmemiş; davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bölge idare mahkemelerince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 19/10/2023 tarih ve E:2021/5001, K:2023/3988 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Temyize konu kararla; Dairemizin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davacı aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, başka bir anlatımla, hukuki durumunu etkileyecek aleyhine bir kararın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 7. Daire, E. 2024/1646, K. 2024/3115, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama