KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/194 E., 2021/5702 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/194
- Karar No
- 2021/5702
- Temyiz eden (davacı)
- … Uluslararası Taş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …. Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Eskişehir ili Alpu ilçesi … köyü sınırları dahilinde bulunan …. nolu ...grup maden arama ruhsatı sahibi davacının …. Bakanlığı'nın … tarihli … sayılı olur işlemi ile işletme ruhsat talebinin kabul edilmemesi ile arama ruhsat süresi dolduğundan ruhsatın iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla; arama süresi içerisinde, sahada herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, rezervin görünür hale getirilmediği, numune analiz sonuçlarına göre işletme projesinin arza uygun olmadığının tespit edildiği, 2008 tarihinde verilen ruhsat için öngörülen sürenin tamamlandığı ve bu hususların aksini ortaya koyan herhangi bir somut bilgi belgenin de dosyasa sunulmadığı anlaşıldığından, işletme ruhsatı talebi reddedilerek arama ruhsatının iptal edilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idarenin tetkikleri sonucu numunelerin uygun çıkmadığının öğrenilmesi ile 08.10.2015 tarihli dilekçe ile itirazda bulunulduğu ancak idarece itirazının değerlendirmeden ruhsatının iptal edildiği, sahada arama çalışmaları sırasında rezervin bulunduğunun tespit edildiği, yeniden heyet gönderilerek daha fazla numune alınarak analize verilmesi ve bunun değerlendirilmesine ilişkin itirazının dikkate alınmadan ruhsatının iptalinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, işletme ruhsatı talebi üzerine sahada yapılan tetkikte, üç farklı yerden üç adet numune alındığı, numunelerin alınış şekline, yerine ve miktarına herhangi bir itiraz olmadığı, numunelerin MTA'da yaptırılan analiz sonuçlarına göre işletme projesinin arza uygun olmadığının belirlendiği, davacının 08.10.2015 tarihli itirazının ise, sahadaki krom+manyezit cevherleşmesinin varlığı gösteren herhangi bir belge, analiz raporu veya fotoğraf ibraz edilmediği, ayrıca arama dönemi süresince ruhsat sahibince yarma, sondaj gibi arama çalışmasının yapılmadığı, işletme projesi ile görünür hale getirilmesi gereken rezervin görünür hale getirilmediğinden ruhsat sahibinin yeniden heyet talep ettiği dilekçesinin uygun bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/194, K. 2021/5702, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama