İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 8. Daire E.2019/10097 K.2021/4388

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince; davacı tarafından öne sürülen nedenler 2577 sayılı İdari Yargıma Usulü Kanununun 54. maddesine uygun bulunduğundan kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek Dairemizin 22/01/2019 gün ve E:2017/237, K:2019/308…

Esas2019/10097Karar2021/4388Tarih7 Ekim 2021Okuma7 dk · 1.497 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/10097 E., 2021/4388 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
7 Ekim 2021
Esas No
2019/10097
Karar No
2021/4388
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı Taraf (Davalı).
... Kaymakamlığı - ...
İstemin Özeti
Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/01/2019 gün ve E:2017/237, K:2019/308 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
...
Düşüncesi
İstemin kabulü ile aylık ve ilk dönem çalışması için tazminat isteminin reddine ilişkin kısım yönünden verilen ret kararının gerekçe değiştirilerek onanması; ikinci dönem çalışması için tazminat isteminin reddine yönelik kısım yönünden verilen ret kararının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.497 kelime·7 dk okuma

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince; davacı tarafından öne sürülen nedenler 2577 sayılı İdari Yargıma Usulü Kanununun 54. maddesine uygun bulunduğundan kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek Dairemizin 22/01/2019 gün ve E:2017/237, K:2019/308 sayılı kararın ortadan kaldırıldıktan sonra işin esası yeniden incelendi, gereği görüşüldü: Dava, 1989-1999 yılları arasında Geçici Köy Koruculuğu yapan davacının, emeklilik aylığı bağlanması veya tazminat ödenmesi talebiyle yaptığı başvurusunun, görevine Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 22. maddesine istinaden son verildiğinden bahisle reddine dair ... gün ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, 02.06.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5673 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 442 sayılı Köy Kanununa eklenen Ek 17. madde uyarınca 55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılan geçici köy korucularına, hizmet sürelerine bakılmaksızın 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödeneceğinin hükme bağlandığı,

ancak anılan kanun metninin incelenmesinden getirilen bu düzenlemenin kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (02.06.2007) öncesine yönelik olarak uygulanacağına ilişkin herhangi bir hüküm içermediği, nitekim davacının da kanunun yayım tarihinden önce 17.11.1999 tarihinde görevine son verildiği, bu durumda yeni getirilen düzenlemenin davacının durumunda olanları kapsamaması nedeniyle başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

442 sayılı Köy Kanunu'nun 74. maddesinde, belli koşullar sebebiyle geçici köy korucusu görevlendirileceği hüküm altına alınmış; 27.05.2007 tarihli Ek-18. maddesinde ise; geçici köy korucularının görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller ile eğitim ve denetimlerine ilişkin usul ve esasların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkartılan Yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, aynı Kanun'un 02.06.2007 gününde yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte olan Ek-16 maddesinde; geçici köy korucularından 55 yaşını dolduranların görevle ilişiği kesilir. İlişikleri kesilenlerden on beş yıl veya daha fazla hizmeti olanlara hayatta bulundukları sürece 5.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık kat sayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda SGK 'ca aylık bağlanır. Ek-17. maddesinde.

"55 yaşını doldurup onbeş yıldan az hizmeti olan veya 55 yaşını doldurmamış olan geçici köy korucularından; sağlık ve idarî nedenlerle görevine son verilenler ile ölenlere (55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl veya daha fazla hizmeti bulunanlardan görevleri ile ilişikleri devam etmekte iken vefat edenler hariç), 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir.

55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılan geçici köy korucularına, hizmet sürelerine bakılmaksızın 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir. Tazminat hesabında bir yıldan az olan hizmet süresi bir yıl kabul edilir. Bir tam yılı aşan süreler için; ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süre ile orantılı ödeme yapılır.

Vefat eden geçici köy korucularının hak ettiği tazminat kanunî mirasçılarına ödenir. Verilecek tazminat tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Ek 16'ncı madde uyarınca aylık bağlanan veya disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu görevlerine son verilen geçici köy korucularına bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmez, hükmüne yer verilmiş. 12.07.2012 gününde yürürlüğe giren geçici 2. maddesinde de.

Ek-17. maddenin yürürlüğe girdiği 02.06.2007 tarihinden önce bu görevi yapanlardan Ek-17. maddede yer alan şartları taşıyanlara, yazılı müracaatları üzerine, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren bu madde hükümlerinin uygulanacağı ancak geçmiş dönemler için bir ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.

442 sayılı Yasa'nın 74. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan 24.10.1986 Tarihli Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Verilecek Disiplin Cezaları" başlıklı 21. maddesinde uyarma ve aylıktan kesme cezalarının düzenlendiği; "Koruculuk Görevine Son Verilmesi" başlıklı 22. maddesinde ise, korucuların görevine hangi hallerde son verileceğinin düzenlendiği görülmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 20.10.1989 tarihinde Van İli, Çatak İlçesi, ...

Köyü'nde Geçici Köy Korucusu olarak görevine başladığı, 01.05.1998 tarihli Valilik onayı ile görevine gelmediğinden bahisle görevinden alındığı, 31.08.1998 tarihli Valilik onayı ile Van İli, Merkez İlçesi, Bostaniçi Köyü'nde görevine başlatıldığı, teşekkül halinde silah ticareti yapmak suçundan Van Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığı ve bu sebeble 14.11.1999 tarihinde tutuklandığı, 17.11.1999 tarihli Valilik Onayı ile Geçici Köy Korucusu Yönetmeliği'nin 7/D maddesi gereğince tekrar görevine son verildiği,

20.04.2000 tarihinde tahliye edildiği ve 01.02.2001 tarihinde beraat ettiği, beraat kararı sonrası davacının görevine iade edilmediği, 1989-1999 yılları arasında Geçici Köy Koruculuğu yaptığından dolayı emeklilik aylığı bağlanması veya tazminat ödenmesi talebiyle yaptığı başvurusunun, görevine Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 22. maddesine istinaden son verildiğinden bahisle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; 02.06.2007 gününde yürürlüğe giren Ek-17. madde uyarınca geçici köy korucularından aylık bağlanma imkanı olmayanlardan kendi isteği ile ayrılanlara, sağlık ve idari nedenlerle görevine son verilenlere tazminat ödeneceği; geçici 2. maddesi uyarınca da 02.06.2007'den önce ayrılanlara da bu hakkın maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tanınacağı; disiplin hükümleri sebebiyle görevine son verilenlere ise belirtilen madde hükmünün uygulanmayacağı; disiplin cezalarının düzenlendiği her iki Yönetmelikte de tedbir sebebiyle göreve son vermenin disiplin cezaları arasında yer almayıp, hangi hallerde hangi cezanın verileceğinin açıkça düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Davacının aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısım hakkında:

Uyuşmazlık konusu olayda mahkemece davacının tazminat ve aylık bağlanması talebi, 5673 sayılı yasanın yürürlük tarihinden çok önce görevinden ayrılmış olması sebebiyle bu kanun kapsamında tazminata hak kazanmasının mümkün olmadığı, yeni getirilen düzenlemenin davacının durumunda olanları kapsamadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, yukarıda belirtilen mevzuat gereğince 02.06.2007'den önce ayrılanlara da bu hakkın maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tanınacağı açıktır.

Buna karşın davacıya aylık bağlanabilmesi için, yasanın yukarıda yer verilen Ek-16. maddesi uyarınca 15 yıl veya daha fazla hizmeti bulunması gerekmektedir.

Olayda; davacının toplam hizmet yılının 15 yıldan az olması nedeniyle aylık bağlama hakkından yararlanmayacağı görülmekle davanın bu kısmının belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.

Davacının tazminat ödenmesi isteminin 20.10.1989 - 01.05.1998 arası dönemine ilişkin kısmı hakkında:

Uyuşmazlık konusu olayda mahkemece davacının tazminat ve aylık bağlanması talebi, 5673 sayılı yasanın yürürlük tarihinden çok önce görevinden ayrılmış olması sebebiyle bu kanun kapsamında tazminata hak kazanmasının mümkün olmadığı, yeni getirilen düzenlemenin davacının durumunda olanları kapsamadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, yukarıda belirtilen mevzuat gereğince 02.06.2007'den önce ayrılanlara da bu hakkın maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tanınacağı açıktır.

Ancak disiplin hükümleri sebebiyle görevine son verilenlere, belirtilen madde hükmünün uygulanamayacağı düşünüldüğünde, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 22. maddesi uyarınca disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu 01.05.1998 tarihli işlemle ve göreve gelmeme nedeniyle görevine son verilen davacının tazminat talebinin bu kısmın belirtilen gerekçe ile reddedilmesi gerekmektedir.

Davacının tazminat ödenmesi isteminin 31.08.1998 - 17.11.1999 arası döneme ilişkin kısmı hakkında;

442 sayılı Yasa'nın 74. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan 24.10.1986 Tarihli Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin; "Koruculuk Görevine Son Verilmesi" başlıklı 22. maddesinde ise, korucuların görevine hangi hallerde son verileceğinin düzenlendiği, anılan maddenin (a) bendinde de; izinsiz ve özürsüz olarak 5 günden çok görevi terk etmenin göreve son nedenleri arasında sayıldığı, "köy korucularının görevden ayrılması ve görevinin sona ermesi ile idari nedenlerle görevine son verilmesi" başlıklı 23. maddesinde ise, köy korucularının görevlerine, 22. maddede düzenlenen haller dışında idari zaruretler nedeniyle, atamalarındaki usule göre Valilerce görevine son verileceği, düzenlenmiştir.

442 sayılı Yasa'nın Ek-18. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu kararıyla çıkartılan 09.01.2008 günlü Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 1. alt bendinde de; iznin ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek; göreve son nedenleri arasında sayılmış, 17. maddenin 2. fıkrasında ise, tutuklama kararı verilenlerin Vali onayı ile görevinden uzaklaştırılacağı belirtilmiştir.

Yukarıda metinlerine yer verilen disiplin cezalarının düzenlendiği her iki Yönetmelikte de tedbir sebebiyle ya da tutuklanma sebebiyle göreve son vermenin disiplin cezaları arasında yer almayıp, tutuklama sebebiyle göreve son verilmesinin disiplin dışında göreve son nedeni olarak düzenlendiği ve hangi hallerde hangi disiplin cezasının verileceğinin açıkça düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Olayda; davacının disiplin cezası olarak tesis edilen ilk göreve son işleminden sonra yeniden göreve başlatıldığı; bir süre çalışması sonrası ise yeniden ve fakat tutuklama nedeniyle görevine son verildiği görülmekte olup; ikinci hizmeti için ayrı bir değerlendirme yapılması gerekmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca tutuklama sebebiyle göreve son verilmesi halinin idari ve zaruri sebeple göreve son hali olarak değerlendirilmesi karşısında; söz konusu göreve son işleminin tesisine kadarki hizmetlerinin karşılığı olan tazminatının ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu itibarla; idari ve zaruri sebeple görevine son verilen davacının bahsi geçen döneme ilişkin tazminat isteminin reddine dair işlemde hukuka uyarlık; aksi gerekçe ile davanın reddine dair kararda hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle temyize konu ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, aylık bağlanması ve 20.10.1989 - 01.05.1998 arası dönemi tazminat isteminin reddine dair kısmının yukarıda yer verilen gerekçelerle onanmasına, 31.08.1998 - 17.11.1999 arası dönemi tazminat isteminin reddine dair kısmının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine, 07/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/10097, K. 2021/4388, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/10097
Karar No
2021/4388
Tarih
7 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/10104 K.2021/5050
  • Danıştay 8. Daire E.2019/10197 K.2021/4652
  • Danıştay 8. Daire E.2019/10201 K.2021/4584
  • Danıştay 8. Daire E.2019/10224 K.2021/4381
  • Danıştay 8. Daire E.2019/10226 K.2021/4929
  • Danıştay 10. Daire E.2019/10245 K.2021/5040

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.