İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/3108 K.2023/6790

2- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2019/3108Karar2023/6790Tarih5 Aralık 2023Okuma9 dk · 1.872 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3108 E., 2023/6790 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
5 Aralık 2023
Esas No
2019/3108
Karar No
2023/6790
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.872 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

2- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

3- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; 09.09.2009 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesinde bulunan tır garajını aşırı yağıştan kaynaklanan sel felaketi sonucu su basması nedeniyle babaları ... 'nun boğularak öldüğünden bahisle, her bir davacı için uğranılan 1.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 402.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacılar tarafından, 09.09.2009 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesinde bulunan tır garajını aşırı yağıştan kaynaklanan sel felaketi sonucu su basması nedeniyle babaları ... 'nun boğularak öldüğünden bahisle, her bir davacı için uğranılan zarara karşılık 1.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 402.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı açılan davda verilen davanın görev yönünden reddine dair karar üzerine bakılan davanın açıldığı, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen savunmalarda davanın süresi içerisinde açılmadığına dair süre itirazında bulunulduğu, davalı idarelerin süre itirazları dikkate alınarak davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi amacıyla, Mahkemenin 04.01.2018 tarihli ara kararı ile ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı dosyasında verilen davanın görev yönünden reddine dair kararın davacıya tebliğine ilişkin tebellüğ belgeleri ile kararın kesinleşme şerhinin istenildiği, ...

Asliye Hukuk Mahkemesince ara karara verilen 15.02.2018 tarihli cevap ekinde bulunan tebellüğ belgesinde, Mahkemesince verilen ... tarih, E... ve K... sayılı davanın görev yönünden reddine dair kararının, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığına 26.01.2016 tarihinde, diğer davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na 01.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili Av. ... 'ya ise 01.09.2016 tarihinde mahkeme kaleminde bizzat tebliğ edildiği, ...

Asliye Hukuk Mahkemesince ara karara verilen cevap ekinde gönderilen kesinleşme şerhinde, aynı gün davacılar vekili tarafından Mahkemesine verilen dilekçe ile temyiz hakkından feragat edilerek söz konusu davanın görev yönünden reddine dair kararının 01.09.2016 tarihi itibari ile kesinleştirildiği, kararın kesinleşmesi üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı Tevzi Yazı İşleri Müdürlüğü'nce 02.12.2016 tarihinde kayda alınan dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı.

2577 sayılı Kanunun 9. ve 13. maddeleri uyarınca adli yargıda açılan davanın görev yönünden reddi kararının kesinleştiği tarih olan 01.09.2016 tarihinden itibaren otuz gün içerisinde idare mahkemesinde dava açılması gerekirken; ...

Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı Tevzi Yazı İşleri Müdürlüğü'nde 02.12.2016 tarihinde kayda alınan alınan dilekçe ile açılan bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın, ara karar ile getirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası ile birlikte incelenmesi sonucu; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında iki tane gerekçeli karar tebliğ mazbatası olduğu, İdare Mahkemesinin hükmüne esas aldığı 01.09.2016 tarihli tebliğ mazbatasının da 01.02.2018 tarihinde düzenlendiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının 01.09.2016 tarihinde kesinleştiği kabul edilse bile 20.09.2016 tarihli dilekçe ile dosyanın görevli ve yetkili ...

İdare Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği ancak talep hakkında işlem yapılmadığı, İdare Mahkemesinde görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davadaki davalılara ek olarak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin de davalı olarak eklendiği, yeni eklenen davalı için de davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

09.09.2009 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesinde bulunan tır garajını su basması sonucu davacıların babaları ... 'nun hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesinde; herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş; 90. maddesinin son fıkrasında, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1. fıkrasında; "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesinde. "1. (Değişik: 5/4/1990-3622/2 md.) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir.

Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 2. Adli (…) yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir." hükümlerine, 13. maddesinde. "1.

İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.

Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

2. Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden. 09.09.2009 tarihinde İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesinde bulunan tır garajını su basması sonucu davacıların babası ...'nun hayatını kaybetmesi olayına ilişkin olarak yürütülen ceza kovuşturmasında, ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile; tır parkını işleten sanık İ.T.K'nın beraatine, 11.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre gerekli tedbirleri almadığı belirtilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği; anılan kararda atıfta bulunulan 11.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, işletilen tır parkı ile ilgili ruhsat işlemlerini yapan belediye ile İSKİ görevlilerinin kusurlu olduklarının belirtildiğinin anlaşıldığı;

davacılar tarafından, ...Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla davalı idarelerin kusurlu olduklarının tespit edildiği belirtilerek 17.12.2014 tarihinde olay nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...esasına kayıtlı tazminat davasının açıldığı, Mahkemenin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; yargı yolu farklılığı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, davacıların görevli idari yargı mahkemelerinde ayrı bir dava açmakta muhtariyetine karar verildiği;

anılan kararın davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı'na 26.01.2016 tarihinde, diğer davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na 01.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili Av. ...'ya ise 01.09.2016 tarihinde mahkeme kaleminde bizzat tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından verilen aynı günlü dilekçe ile kararın temyiz edilmeyeceği ve kesinleştirilmesinin istenildiği; ...Asliye Hukuk Mahkemesince düzenlenen kesinleşme şerhinde de kararın 01.09.2016 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiği görülmektedir.

Yukarıda özetlenen hukuki süreç sonrası ise, davacılar vekilinin 20.09.2016 tarihli dilekçesi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne gönderilmesini istediği; ancak bu talebinin, olumlu veya olumsuz, herhangi bir şekilde karşılanmadığı, davacılar tarafından bu sefer 02.12.2016 tarihinde temyizen incelenen işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye etkili erişim hakkını “hukukun üstünlüğü” ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte ve mahkemeye etkili erişim hakkının, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini ifade etmektedir.

Bu sebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin tarafların mahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlâl edildiğine karar verilmektedir. (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003, § 34) (AYM B. No: 2012/855, 26/06/2014, § 34).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu/Türkiye kararında da özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte,

mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiğinin belirtildiği, davanın idare mahkemesi tarafından görülmesine karar verenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu,

esasa ilişkin olarak ihtilaflı yargılamanın sonucunun ne olacağı konusunda yorumda bulunmaksızın, davanın istisnai koşullarına bakıldığında, başvuranların dava dosyasının görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından İdare Mahkemesine gönderilmesi ile İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesi ile öngörülen ayrıntı ve usullere sıkı sıkıya bağlı kalarak başvuranların İdare Mahkemesine başvurması arasında alınacak sonuç açısından hiçbir fark bulunmadığı, hangi yöntem aracılığı ile olursa olsun, mevcut davada ulaşılmak istenen amacın, davanın yetkili bir mahkemede görülmesi olduğu,

davada 9. maddenin kati surette uygulanması gerektiği farz edilse dahi ihtilaflı yargılamanın hemen başında ve İdare Mahkemesinin ara kararının hemen ardından başvuranların, tam anlamıyla İdari Yargılama Usulü Kanununun hükümlerine uygun olarak yeni bir başvuruda bulunduğu, İdari Yargılama Usulü Kanununun 4. maddesi ile birlikte 9. maddesinin koyuluş nedeninin idare mahkemelerine erişimi kolaylaştırmak olduğu, oysa mevcut davada, başvuranları, esas bakımından dilekçelerinin incelenmesinden yoksun bırakan usuli muameleye ilişkin bir gerekliliğin yorumunun söz konusu olduğu,

bu durumun mahkemeler ve yüksek yargı organları tarafından sağlanan etkin koruma hakkına yönelik bir ihlal oluşturacak nitelikte olduğu, söylenenler ışığında, İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesini çok katı bir şekilde uygulayan Türk idare mahkemelerinin aşırı şekilci davrandığı ve başvuranları mahkemeye erişim haklarından ve AİHS’nin 6/1. maddesi uyarınca adil yargılanma haklarından yoksun bıraktığı kanaatine varıldığı belirtilerek Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen yargı kararları, mevzuat hükümleri ve açıklamalar ışığında; ceza yargılaması sonucunda eylemin idariliğinin öğrenildiği tarihten itibaren idari dava açma süresi içerisinde adli yargıda dava açılmış ve Asliye Hukuk Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı üzerine davacı tarafından, dosyanın görevli İdare Mahkemesine gönderilmesi talebini içeren dilekçenin otuz günlük dava süresi içinde Mahkemeye verilmiş olması karşısında,

dava dosyasının görevli İdare Mahkemesine gönderilmesi için davacının Asliye Hukuk Mahkemesine yaptığı başvuru tarihinin İdare Mahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiği, bu nedenle, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kullanılmayan ve fazladan alındığı anlaşılan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemleri halinde davacılara iadesine, 5. Kesin olarak 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/3108, K. 2023/6790, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/3108
Karar No
2023/6790
Tarih
5 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/3110 K.2023/5251
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3113 K.2023/5743
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3118 K.2023/5776
  • Danıştay 8. Daire E.2019/3123 K.2023/8106
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3129 K.2023/5791
  • Danıştay 13. Daire E.2019/3130 K.2023/5434

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.