KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3504 E., 2022/6431 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/3504
- Karar No
- 2022/6431
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: .... Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı'nda araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, yüksek lisans programından mezun olduğundan bahisle 04/09/2017 tarihi mesai saati bitimi itibariyle araştırma görevlisi kadrosunun boşaltılmasına ilişkin ... Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacının 04/09/2014 tarihinde ...
Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı yüksek lisans programına kesin kaydını yaptırdığı, akabinde yüksek lisans eğitimine devam ediyor iken; söz konusu anabilim dalında yüksek lisans öğrencileri için açılan ve 31/05/2016 tarihli ilan ile yayınlanan araştırma görevlisi kadrosuna başvurarak başarılı olduğu ve 22/07/2016 tarihinde araştırma görevlisi kadrosunda göreve başladığı,
19/06/2017 tarihinde de tez savunma sınavına giren ve tezini enstitüye teslim ederek 14/07/2017 tarihinde yüksek lisans programından mezun olan davacının, 04/09/2017 tarihi itibariyle araştırma görevlisi kadro süresinin dolacak olması ve yüksek lisans diploması alanların kadro ile ilişiklerinin kendiliğinden kesileceğine ilişkin mezkur mevzuat hükmü dikkate alınarak, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Enstitü Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ...sayılı kararı ile 04/09/2017 tarihi mesai saati bitimi itibariyle araştırma görevlisi kadrosunun boşaltılmasına karar verildiği,
davacının araştırma görevlisi kadrosuna yaptığı başvuru öncesinde, davalı idarece yapılan 31/05/2016 tarihli araştırma görevlisi ilanının "Özel şartlar" başlıklı kısmında.
"Histoloji ve Embriyoloji programı için Histoloji ve Embriyoloji (tıp) Anabilim Dalı'nda yüksek lisans yapıyor olmak şartının arandığının, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi uyarınca atama işlemlerinin gerçekleştirileceğinin ve lisansüstü eğitim sona erdiğinde araştırma görevlisi kadrosunun 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamından 33/a maddesi kapsamına aktarılmayacağının" ifade edildiği,
bu kapsamda 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesine göre tıpta uzmanlık sınavını kazanan öğrencilerle, yüksek lisans, sanatta yeterlik ve doktora öğrencilerinin bu öğrenim süresi ile sınırlı olmak üzere atanacakları ve bu sürenin sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği hususu gereği, davacının da 14/07/2017 tarihinde yüksek lisans programından mezun olduğu ve 04/09/2017 tarihi itibariyle de kadro süresinin dolduğu dikkate alındığında,
davacının araştırma görevlisi kadrosuyla ilişiğinin kesilmesine dair dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırlık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi isteminin yerinde görülmediğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesine göre yapılan atamalarda aynı Kanun'un 33. maddesine atıfta bulunulduğu ve atamalardaki usulün buna göre yapılacağının belirtildiği, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesine göre atanıp kadro ile ilişiği kesilenlerin aynı Kanun'un 33/a maddesine göre yeniden atanmalarının mümkün olduğu,
kendisinin de başarılı bir akademisyen olduğundan yeniden atanması gerektiği, Lisansüstü Öğretim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencilerinin Giriş Sınavları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin 2547 sayılı Kanun'un 33/a ve 50/d maddelerine aykırı olduğu, Yönetmelik hükmü ihmal edilerek Kanun maddelerinin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, 2547 sayılı Kanun'da belirtilen 33/a ve 50/d kadrolarının birbirinden farklı olduğu, davacının durumunun emsal göstediği kişi ile aynı olmadığı, anılan kişinin Enstitü'de 2547 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca geçici olarak görevlendirildiği, davacının ise görevlendirme veya kadro naklini gerektirecek bir işlem olmadan başka bir üniversitedeki doktora kaydına dayanarak yeniden atanmayı talep ettiği, davacının kaydolduğu doktora programı alanında öğretim üyesi ihtiyacı olmadığı, yüksek lisans ve doktoranın ayrı süreçler olduğundan her sürecin ayrı değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/3504, K. 2022/6431, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama