KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/9064 E., 2023/2578 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2023
- Esas No
- 2019/9064
- Karar No
- 2023/2578
- Temyiz eden (davacı)
- … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- … Ürün. Teks. Tur. İnş. Elektr. ve Petr. Ürü. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin ruhsat almak için davalı idareye 30/03/2016 tarihinde yapmış oldukları ilk müracaatları üzerine, EPDK'nın … tarih ve … sayılı kararı ile Kocatepe RES Projesi için verilen üretim lisansının sonlandırılmış olmasına rağmen davalı idarenin sisteminden silinmeyen ve özel izin sahası olarak görünmeye devam eden proje nedeniyle,
davacı şirketin başvurusuna iki farklı erişim numarası verilerek bu erişim numaralarından … erişim numaralı alana ilişkin olarak ilgili kurumlardan izin alınması için bir yıllık süre verilmesine ilişkin bildirim işleminin hatalı olduğu bir an için kabul edilse dahi aynı hatalı bildirimin müdahil şirkete de yapıldığı, her iki şirkete de Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bir yıllık süre verildiği, böylelikle başvuran tarafların başvurularının reddedilmediği gibi başvuran taraflara yönelik eşitsizlik yaratan bir uygulama da yapılmadığı,
Mahkemelerince verilen ara kararına verilen cevaplardan, verilen süreye rağmen davacı şirket tarafından hiçbir başvuruda bulunulmadığının anlaşıldığı, müdahil şirketin ise kendisine verilen süre içerisinde EPDK'ya başvuru yaptığı, müdahil şirketin başvurusundan sonra RES Projesine verilen üretim lisansının EPDK'nın … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile sonlandırıldığının davalı idareye bildirildiği, kaldı ki davalı idare tarafından gerekli izinleri alması için 1 yıllık süre verilmesine ilişkin bildirimin hatalı olmadığı,
zira mahkemenin yapmış olduğu ara kararına verilen cevaptan EPDK tarafından RES projesinin üretim lisansının sona erdirildiğine dair davalı idareye ya da (mülga) Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bilgi verilmediği, EPDK tarafından … tarihli … sayılı yazı ile Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü'ne ve … tarihli … sayılı yazı ile Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne bilgi verildiği, bu nedenle davalı idarenin kendilerine iletilmeyen üretim lisansının sonlandırılması işleminden haberdar olmadığı, ayrıca izin alınması için verilen bir yıllık sürenin de Kanuna uygun ve yeterli olduğu,
bir yıllık süre içerisinde davacı şirketin hiçbir başvuru yapmadığı, şayet başvuru yapmış olsa idi bu durumun anlaşılabileceği ve ruhsat sahibi olabileceği, davacı şirketin 30/03/2016 tarihinde yapmış olduğu ilk müracaatına ilişkin takaddüm hakkının sınırsız bir öncelik hakkı olmadığı, ilk başvurusu üzerine tanınan bu hakkın 26/05/2017 tarihinde bittiği, bu tarihten itibaren sahanın müracaatlara açık hale geldiği anlaşıldığından, hukuki belirlilik ve istikrar ilkesi ile kazanılmış haklara saygı ilkeleri uyarınca dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idarece mevcut maden arama ruhsat başvurusu karşısında tabi olunan mevzuat hükümlerinin uygulanması sırasında hatalı işlem ve eksik bilgilendirme yoluyla hak kaybına neden olan hukuka aykırı bir işlem tesis edildiği, idari izin alınması gerekli durumlarda yapılan başvurularda gerçekleştirilecek incelemelerin gerçek durumu yansıtması zorunluluğu maden hukukunda evveliyetle önem kazandığı,
bu denli önemli bir alanda başvuru değerlendirmesi sırasında kamu gücünü elinde bulunduran idarenin gerekli araştırmaları yapmaksızın eksik ve hatalı bilgilendirmesi sonucu hak kaybına yol açmasının kabul edilemeyeceği, idari kurumlar arasındaki iletişimsizlik bu hukuka aykırılığı meşru kılamayacağı, bununla birlikte; davacı şirkete yapılan yanlış bilgilendirme ile özel izin sahasına ait alınması gerekli izinler için bir yıllık süre tanınmış olması,
idarenin hatalı işlem sonrasında her başvurana eşit davranması da bu hatalı işleme dayanılarak yapılmış uygulamalar olup işlemin başlangıcındaki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmayıp aksine bu hukuka aykırılığın devamı niteliğinde olan hak kaybına neden olan işlemler olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/9064, K. 2023/2578, 3 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama