KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1743 E., 2023/6284 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/1743
- Karar No
- 2023/6284
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Defterdarlığı
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Antalya ili, Serik ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, 6292 sayılı Kanun uyarınca Maliye Hazinesi Milli Emlak Müdürlüğü tarafından yapılan 26/06/2013 tarihli satış işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafın dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak hak sahipliği iddiası bulunmaması karşısında, hak sahibi sıfatıyla ... adına yapılan dava konusu satış işleminde, davacının menfaatinin zarar görmesi ve davacı yönünden hukuki bir sonuç doğurması söz konusu olamayacağından, bu işleme karşı davacı tarafından açılan davada ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu alanın kamusal alanda kalması nedeniyle satış işleminin iptalini istemekte menfaati olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava konusu taşınmazın 2010 yılında yapılan kadastro tutanağı kapsamında müdahil ... kulllanımında bulunduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılarak ... kullanımında ibaresi beyanlar hanesine eklenmek suretiyle Maliye Hazinesi adına tespitinin yapıldığı, Hazine adına tescil edildiği, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahibi olduğu tespit edilen ... adına dava konusu işlem ile taşınmazın satışının gerçekleştirildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı, iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali”nin doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlandığı, menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerektiği, sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirleneceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın büyük bir kısmının imar planında otopark, park alanı ve yaya yolu olarak planladığı görülmekte olup, davacı tarafından işletilen turistik tesisin de bitişiğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazın gerek bir kısmının kamusal bir alanda bulunması gerekse davacının işlettiği tesisin bitişiğinde bulunup bu alandan fiilen yararlanılması nedeniyle, olayda kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/1743, K. 2023/6284, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama