KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3818 E., 2023/6762 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Esas No
- 2020/3818
- Karar No
- 2023/6762
- Temyiz eden (davalı)
- … Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Diyarbakır İli … İlçesi … ve … Köyü sınırları dahilinde bulunan İR:… Ruhsat numaralı ve 87.341,30 m²'lik ormanlık alanda, maden işletme ve alt yapı tesisi için 6831 sayılı Orman Kanununun 16.maddesi uyarınca izin verilmesi talebinin reddine ilişkin Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Olayda, davalı idarece çevresel etkiler ve madencilik faaliyetlerinin ormanlardaki olumsuz sonuçları değerlendirilerek başvurunun reddedildiği belirtimiş ise de; davacı şirkete ait başvuru dosyası incelendiğinde, arazi üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen izin raporunda da orman dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetin gerçekleştirilmesinde kamu yararı görüldüğü,
davacıya Mermer Madeni İşletmesi Altyapı Tesis çalışması izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca sakınca bulunmadığının belirtilmesi karşısında, ilgili mevzuat uyarınca izin verilmesi ve izin süresine ilişkin olarak idarenin takdir yetkisi bulunduğu konusunda kuşku bulunmamakta ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, söz konusu duruma ilişkin gerekçenin de hukuken itibar edilebilir tarzda ortaya konulması gerektiğinin tabii olduğu, bu kapsamda idarenin mahalli görevlilerince oluşturulan komisyonun yerinde yaptığı tespit ve saptamaların aksine herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın talebin reddedildiği,
davalı idarece davacının izin talebine konu faaliyet ve tesislerin orman sahasına hangi zararları vereceği, bu zararların madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine kesin olarak engel olacak ağırlık ve nitelikte bulunup bulunmadığı, bir başka anlatımla faaliyetin etkilerinin makul seviyede kalıp kalmayacağı, orman sahasının madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından rehabilite edilip edilemeyeceği yönünde somut tespitlere dayandırılmaksızın sadece mevzuatın tanıdığı takdir hakkı kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak,
dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, orman alanlarında gerçekleştirilecek olan madencilik faaliyetlerinin, ekonomik getirisi dışında doğal dengenin korunması, çevresel olumsuz etkileri yönünden de değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işlemin 6881 sayılı Orman Kanunu hükümleri dikkate alınarak tesis edildiği, 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesinin izin alma şartı getirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ..'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3818, K. 2023/6762, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama