KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5302 E., 2023/7765 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2023
- Esas No
- 2020/5302
- Karar No
- 2023/7765
- Temyiz eden (davacı)
- ... Çelik Turizm Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği (...Başkanlığı)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; kendilerince işletilmekte olan ... Otellerine ilişkin olarak 5686 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (e) bendi uyarınca ödenmesi gereken idare payının 2018 yılı dahil olmak üzere bundan sonra gayri safi hasılat üzerinden %1'i oranında olacak şekilde hesaplanacağı belirtilerek 2018 yılı için 366.460,97.-TL tutarındaki idare payının davacı şirketten istenilmesine ilişkin olarak tesis edilen Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün... tarih ve ...sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, idare payının matrahının, jeotermal kaynak sularının kullanılması ile oluşan gayrı safi hasılat olması sebebi ile matrah olarak tespit edilen gayrı safi hasılatın, salt jeotermal kaynak suyunun kullanımından elde edilip edilmediği dikkate alındığında, otellerin belirgin ve ayırt edici özelliğinin termal nitelikli olması, insanların büyük ölçüde anılan termal nitelik sebebi ile konakladığı ve konaklayan herkesin otellerin termal niteliğinden bir şekilde yararlanabildiği,
davacıya ait termal otellerin işletilmesinin doğal sonucu olarak elde edilen her türlü gayrı safi hasılatın, jeotermal kaynak sularının kullanılması sebebi ile elde edilen hasılat olarak kabul edilmesi gerektiği; olayda, davacının, ... Jeotermal Enerji San. İnş. Tur. Mad. San. Tic.
A.Ş. ile imzaladığı abonelik sözleşmesi ile, işletilen otellerde jeotermal kaynak suyu kullandığı hususu sabit olduğundan ve idare payının mükellefi olan davacının her türlü gayrı safi hasılatının, jeotermal kaynak sularının kullanılması sebebi ile elde edildiğinin kabulü gerektiğinden dava konusu idare payında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, gayrisafi hasılatın tamamı üzerinden idare payı alınmasının vergilerin kanuniliği ilkesine ve Kanunun amacına açıkça aykırılık oluşturduğu, davacı şirket tarafından işletilen ... Otellerinin sadece jeotermal kaynak suyu hizmeti veren bir termal otel olmadığı, otel gelirinin termal su kullanımından elde edilen gelirin 239 katı olduğu, kendilerinden bu denli fahiş bir tutarın talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5302, K. 2023/7765, 22 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama