KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/580 E., 2024/151 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Esas No
- 2020/580
- Karar No
- 2024/151
- Temyiz eden (davacı)
- … Özel Sağlık ve Turizm İşletmeleri A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği (… Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Manisa ili, Kula ilçesi, … mevkiinde yer alan davacı işletmeye ait, … nolu jeotermal kaynaklı işletme ruhsatının iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda. 04/02/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dava dilekçesinde, dava konusu işlemin tebliğ tarihi olarak 03/12/2018 tarihinin yazılı olduğu, davalı idarenin savunmasında da, dava konusu işlemin davacı şirketin farklı adreslerine olmak üzere iki kez tebliğ edildiği, ikinci tebliğin 01/12/2018 tarihi olduğunun belirtildiği, savunma ekinde de, "PTT A.Ş.
Gönderi Takip" belgesinin yer aldığı anlaşılmakta olup, her ne kadar "Gönderi Takip" belgesinde davacı şirkete teslim edilen belgenin içeriği anlaşılamasa da Tebligat Kanunu'nun 32.maddesine göre bir işlem tebliğ edilmemiş ya da usule aykırı tebliğ edilmiş olsa dahi işlemden haberdar olma tarihinin öğrenme tarihi olarak kabul edileceği nazara alındığında, anılan gönderinin içeriğinin araştırılmasına gerek görülmeyerek, en geniş yorumla dava konusu işlemin dava dilekçesinde belirtilen 03/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği sonucuna ulaşıldığı,
bu durumda, dava dilekçesinde belirtilen tebliğ tarihinin, dava konusu işlemin tebliğ tarihi olarak kabulüyle ve en geniş yorumla dava konusu işlemin davacı şirkete 03/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği sonucuna varıldığından, bu işleme karşı 60 gün içinde ve en son 01/02/2019 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 04/02/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kanun, usul ve uygulamada "en geniş yorum" şeklinde bir kavram olmadığı, sürenin hesaplanmasında beyan esas alınacak ise öğrenme tarihinin 04/12/2018 olduğu, buna göre davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/580, K. 2024/151, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama