KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/670 E., 2023/2969 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Esas No
- 2020/670
- Karar No
- 2023/2969
- Temyiz eden (davacı)
- … Madencilik San.ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av..
- Davalı yanında müdahil
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, … İli, … İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan II-B grup maden ruhsat sahasında bulunan …. Bölge Müdürlüğü lehine düzenlenmiş Hammadde Üretim İzin alanının iptali istemiyle yapılan 14/07/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mevzuat hükümleri ve bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üretim yaptığı alanın hammadde alanını çevrelemesi, mermer veriminin beklendiği kadar yüksek olmaması, iki faaliyetin birlikte yürütülebilecek olması, mesafe dikkate alındığında kontrollü patlatmaların otoyola ASKİ hattına zarar vermeyeceğinden, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü lehine hammadde üretim izni bulunmasında kamu yararına aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ASKİ'nin olumsuz kurum görüşünde belirtilen hususların karşılanmadığı, mahkemece bilirkişi olarak belirlenen kişilerin aynı ruhsat sahasına ilişkin açılan başka bir davada görüş sundukları, davaya müdahil idare lehine civarda verilmiş başkaca taş ocağı faaliyetine elverişli hammadde üretim izin alanlarının da bulunduğu, davalı idarenin diğer alternatifleri de gözeterek bir seçim yapmadığı, konunun bu yönü tetkik edilmeden yargılamanın neticelendirildiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, hammade üretim izninin kaynak kaybına sebep olmasının mümkün olmadığı, ruhsatın hammadde sahasının etrafına verildiği, bilirkişi raporunda da davacının ruhsat alanında faaliyette bulunmasında sakınca bulunmadığı kanaatine varıldığı, işlemlerin Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğine uygun tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
MÜDAHİL … GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN SAVUNMASI: Hammadde üretim izin belgesine konu taş ocağının 1994 yılından beri Taşocakları Nizamnamesine göre kullanılmakta olduğu, 2004 yılında Maden Kanunu'nda yapılan değişikliklerden sonra da 2006 yılından alınan hammadde üretim izni ile kullanılmaya devam ettiği, izin süresinin 2022 yılına kadar uzatıldığı, o mevkiide başka ocak sahası bulunmadığı, yol yapım çalışmalarının aksamadan sürdürülmesi ve kamu zararına yol açılmaması için Karalar Taş Ocağının işletilmesinin zorunluluk taşıdığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkine alınarak işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/670, K. 2023/2969, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama