KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6711 E., 2024/3959 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2024
- Esas No
- 2020/6711
- Karar No
- 2024/3959
- Temyiz eden (davacı)
- ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bursa İli, Osmangazi İlçesi'nde otel ve hamam işletmeciliği faaliyetinde bulunan davacı şirket adına 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 10/1-e maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen 59.969,60 TL tutarındaki idare payının davacı şirketten istenilmesine ilişkin tesis edilen Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Dosyada bulunan belgelerden, davacı şirkete ait 2018 yılına ilişkin toplam 5.996.959,84 TL gayrisafi hasılatın 5.677.374,48 TL'lik kısmının otel, Türk hamamı, restoran ve kafeterya gelirlerine yönelik olduğu görüldüğünden, bu tutarın jeotermal kaynak sularının doğrudan ve dolaylı kullanılması sebebi ile oluştuğu anlaşılmakla, idare payına esas gayrisafi hasılat olarak kabul edilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı,
Mahkemelerinin 31.01.2020 tarihli ara kararıyla davacı şirketten, 2018 yılına ilişkin mizan tablosunda kira gelirleri, kurumlar vergisi beyannamesinde ise diğer gelirler kapsamında gösterilen gayrisafi hasılata dahil 319.585,36 TL'nin, otel ve hamam işletmesi ile ilgisinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, söz konusu işletmelerle herhangi bir ilgisi yoksa bu durumu tevsik edici her türlü belgenin onaylı ve okunaklı örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği,
davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan belgelerden, söz konusu tutarın akışkanın kullanıldığı tesis harici davacı şirkete ait gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleri kapsamında olduğu, dolayısıyla jeotermal kaynak suyu kullanımı ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı anlaşıldığı, davacı şirketin 2018 yılına ilişkin gayrisafi hasılatının 5.677.374,48 TL'lik kısmı dikkate alınarak,
davacı şirketten bu tutarın %1'i oranında 56.773,74 TL idare payı istenilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, 59.969,60 TL idare payı istenilmesine ilişkin dava konusu işlemin 56.773,74 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 3.195,86 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin 3.195,86 TL'lik kısmının iptaline, 56.773,74 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davaya konu jeotermal suyun otelin yanında ayrı bir bölüm olan Türk hamamında kullanıldığı, oteldeki odaların yahut başka herhangi bir bölümün kullanımına sunulmadığı, bu nedenle idare payı hesabının yalnızca hamam gelirleri üzerinden yapılması gerektiği, hesaplamaya dahil edilen gayrısafi hasılatın şirketin toplam cirosu olduğu, davacı şirketin yalnız otel ve hamam geliri olmadığı, kira gelirleri, tekstil ve diğer sektörlerde faaliyeti bulunduğu, konu ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararının hatalı yorumlandığı, Mahkemece yalnız kira gelirleri bakımından davanın kabulüne, akışkanın kullanılmadığı diğer gelirler yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/6711, K. 2024/3959, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama