KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7410 E., 2024/4145 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas No
- 2020/7410
- Karar No
- 2024/4145
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ... 2-... 333- ...
- Vekili
- Av. ...
- Diğer davacılar
- 1-... 2-... ... 11- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...0 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
925 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Artvin ili ..., ... Mevkii, R.N:... ruhsat numaralı sahada ... İnşaat Tic. San. A.Ş. tarafından yapılması planlanan "... Bakır Madeni, Kırma Eleme Tesisi ve Teleferik Hattı" projesi kapsamında 239,12 hektar alan için 19/12/2016 tarihinden geçerli bakır işletme izni verilmesine ilişkin işlemin, ÇED olumlu kararı bulunan 22 hektar alanı aşan kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından, her ne kadar görünür maden rezerv alanı üzerinden işletme izni verilebileceği ve yer altı işletme yöntemi ile çalışılan madencilik faaliyetlerinde yüzey alanı için ayrıca bir izin alınmasına gerek olmadığı savunulmaktaysa da, Çevre Kanunu'nun 10. maddesi ile Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6/3. maddesi uyarınca ÇED posedürüne tabi tutulan projelerde Maden Kanunu'nun 7. maddesinin zorunlu kıldığı izinlerin en başında yer alan ÇED izni bulunmadan işletme izninin alınamayacağı açık olduğundan;
işletme iznine konu ÇED olumlu kararının 22,2 hektar olarak belirlenmiş olması karşısında, dayanağını oluşturan ÇED olumlu kararının kapsadığı alanları aşan alanlar için Çed Kararı alınmaksızın işletme izni verilmesine yönelik işlemde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılarak, davacılardan ..., ... ve ... yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26.maddesinin 1.fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçenlerin başvurmasına kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına, davacılardan ...
Barosu, ... ve ... açısından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine, diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Maden Kanunu hükümleri doğrultusunda, uygulanan yöntem, teknoloji ve derinliğe bağlı olarak projesi Genel Müdürlükçe uygun bulunan yeraltı madencilik faaliyetlerinin tekabül ettiği yüzey alanı için herhangi bir izin alınmayacağı mevzuatla açıkca belirtilmiş olup, yeraltı madencilik faaliyetlerine bağlı olarak gerekli olan yerüstü tesisleri veya galeri ağzının isabet ettiği alan için Maden Kanunu'nun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatının Genel Müdürlüğe verilmesine müteakip işletme izninin düzenlenmesi gerektiğini,
yer altı madencilik faaliyeti için gerekli olan yerüstü tesisleri ile galeri ağzının ÇED olumlu kararı verilen alan içerisinde kaldığı, dolayısıyla yerüstü tesisleri ve galeri ağzının isabet ettiği alana ilişkin ÇED olumlu kararı bulunduğu,
yine Artvin Taşlıca Orman İşletme Şefliğinin 31.05.2016 tarihli saha teslim tesellüm belgesinin, Artvin İl Özel İdaresi tarafından verilen 2. sınıf gayri sıhhi müessese ruhsatının bulunduğu göz önüne alındığında, yer altı madencilik faaliyeti yapılmak üzere 239.12 hektar alan için bakır işletme izni verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararı verilen 22 hektarlık alanı aşan kısmının iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığını, davalı idare ile davalı yanında müdahilin istinaf başvurularının kabulüne, ...
İdare Mahkemesi'nin ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacı ... ve...'ın davadan feragat nedeniyle bu davacılar açısından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... açısından dilekçesinin iptaline, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, Maden Kanunu'nun 24'üncü maddesinde belirtilen işletme izninin verilebilmesi için ÇED Yönetmeliği'nin 6/3'üncü maddesi uyarınca bu alana ilişkin alınmış bir ÇED olumlu kararının bulunması gerektiği, ÇED olumlu kararı alınmadan işletme izni verilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu projeye ilişkin alınan ÇED olumlu kararının 22 hektarlık alana ilişkin olmasına rağmen 239,12 hektar alan için işletme izni verildiği,
Maden Kanunu'nun 7/6'ncı maddesinde belirli şartların gerçekleşmesi halinde yeraltı madencilik faaliyetlerinin tekabül ettiği yüzey alanı için herhangi bir izin alınmayacağı sadece bu yeraltı faaliyetlerine bağlı olarak yerüstündeki gerekli tesisler için izin alınmasının zorunlu olduğunun düzenlendiği, dava konusu ... projesi galeri usulü yeraltı işletme projesi olarak planlanmakta olduğu için bu yeraltı faaliyeti için izin alınmasına gerek olmadığı, oysa ki davalı idarenin işletme izni verilmemesine ilişkin kararının değil işletme izni verilmesine ilişkin bir kararının dava konusu edildiği,
yeraltı faaliyeti için işletme izni alınması gerekli olmadığına göre 239,12 hektar alanın açık işletme izni olarak verildiği, ancak böyle bir işletme izni için öncelikle bu işletmenin yapılacağı alana ilişkin ÇED olumlu kararı alınmasının gerektiği, Maden Kanunu'nun 24/4'üncü maddesi uyarınca arama ruhsatlı sahalarda geçici tesis alanları ile görünür, muhtemel ve mümkün rezerv alanları için verilecek izinlerin de bu alanlar için ÇED olumlu kararı alınmış olmasına bağlı olduğu ancak sözü edilen 239,12 hektar alana ilişkin alınmış bir ÇED olumlu kararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı yanında müdahil tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/7410, K. 2024/4145, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama