KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7583 E., 2022/5286 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/7583
- Karar No
- 2022/5286
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Hakkari İli, Şemdinli İlçesi, … Köyü, … Mezrasında Geçici Köy Korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin … tarihli, ... sayılı Hakkari Valiliği işleminin iptali ile davacının göreve iadesine, geriye dönük ödenmeyen maaşlarının ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı vekilince dava dilekçesinde ve idareye başvuru dilekçesinde göreve son verilmesine ilişkin dava konusu işlemin tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de; davacının ifa etmiş olduğu güvenlik köy koruculuğu gibi bir kamu hizmetinin sürekli olarak -operasyon, nöbet tutma vb.- yerine getirildiği,
yapılan kamu hizmeti karşılığında her ayın belirli bir gününde maaş alındığı ve göreve gidilmemesi-aksatılması durumunda idari soruşturma geçirildiği/yaptırımlara tabi tutulduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda davacının görevine son verilmesine yönelik … tarihli, … sayılı Hakkari Valiliği işleminden davalı idareye yapılan başvuru -10/06/2019- tarihine dek bihaber olması ve bu karara muttali olmaması hayatın olağan akışına ve kamu hizmetinin yerine getirilmesindeki usul ve esaslara aykırı bir durum teşkil ettiği,
ayrıca dava dilekçesinde davacının köy koruculuğu görevinin 25/04/2016 tarihine kadar yerine getirildiği ancak maaş alamadığı beyanı yer aldığından, işbu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacının söz konusu görevine son verilmesi işlemine en geç 25/04/2016 tarihinde muttali/haberdar olduğundan, dolayısıyla bu bahse konu 25/04/2016 tarihinin işlemin tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiği, bu durumda -en geç- 25/04/2016 tarihinde muttali/haberdar olunan … tarihli,
… sayılı görevine son verilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürlerek geri alınması/yeniden göreve alınması ve geriye dönük maaşların faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle 10/06/2019 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, dava açma süresinin hesaplanmasında, yapılan başvurunun davacı hakkında idarece tesis edilmiş bir işlem mevcut değilken, ilgilinin hakkında idari işlem yapılması amacıyla idareye yaptığı bir başvuru olmadığından 2577 sayılı Kanunun 10. maddesinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı,
zira yapılan işbu başvurunun davalı idarece görevine son verilmesi üzerine bu işlemin kaldırılması/geri alınması ve sonrasında göreve iade edilmesi yönünde bir başvuru olduğundan aynı Kanunun 7 ve 11. maddelerinin uygulanması gerektiği, olayda, dava konusu işlemin -en geç- 25/04/2016 tarihinde -muttali/haberdar olması- davacıya tebliğ edilmesiyle dava açma süresinin işlemeye başladığı, 60 günlük genel dava açma süresi geçtikten çok sonra -yaklaşık 26 ay sonra- 10/06/2019 tarihinde yapılan başvurunun … tarihli, … sayılı.
İlçe Jandarma Komutanlığı işlemiyle reddedilmesi üzerine davacının görevine son verilmesine ilişkin olarak tesis edilen … tarihli, … sayılı Hakkari Valiliği işlemine karşı açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenebilme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, dava konusu işlemin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediği, göreve son işleminin karakol komutanının keyfi uygulaması sonucu meydana geldiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/7583, K. 2022/5286, 30 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama