KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1841 E., 2024/2834 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/1841
- Karar No
- 2024/2834
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Alüminyum A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesinde faaliyet gösteren ... sicil nolu maden arama ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından şirket adına düzenlenen 65.512,30 TL Devlet hakkı borcuna ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2013 yılı sevkiyat ve satış miktarını eksik beyan ettiği hususunun sabit olduğu, Kanun ve yönetmelik hükümlerine göre Devlet hakkının, ocaktan çıkarılan madenin devlet hakkının tahakkuk ettirileceği yıla ait ocak başı fiyatı ile sevkiyatı ve satışı gerçekleştirilen maden miktarının çarpılması sonucu elde edilen gelirin %2'si üzerinden alınacağı, olayda da sevkiyatı ve satışı gerçekleştirildiği halde beyan edilmeyen 2013 yılına ait üretimin üzerinden ek Devlet hakkı tahakkuk ettirildiği,
dava konusu işlemde ise ocak başı satış fiyatının 2017 Yılı Ocak Başı Satış Fiyatları Belirleme Komisyonunun Raporuyla belirlenen fiyat dikkate alınarak 2018 yılı yeniden değerleme oranı üzerinden 104,12 TL/Ton olarak belirlendiği ve bunun üzerinden hesap yapıldığının görüldüğü (104,12 TL/ton x 31.460,00=3.725,61TL X %2 =65.512,30 TL),
mevzuat hükümlerine göre 2013 yılında beyan edilmeyen maden üzerinden Devlet hakkı tahakkuk ettirildiğinden Devlet hakkı hesaplamasında 2013 yılı ocak başı satış fiyatının baz alınması gerekirken dava konusu işlemin tesis edildiği 2018 yılı fiyatının esas alındığı görüldüğünden dava konusu edilen devlet hakkı hatalı hesaplanmış olup dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, 18.12.2017 tarihli tetkik heyet raporunda davacı şirketin ürettiği kömürü kendi alümine fabrikasında kullandığı bilgisine yer verildiği,
buna göre Maden Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde kullandığından bahisle devlet hakkının %50'sinin davacı şirketten alınmaması gerekirken Mahkemelerinin 19.12.2019 tarihli ara kararına cevaben gönderilen yazıyla bu teşvik indiriminin davacı şirkete uygulanmadığı belirtildiğinden bu yönden de dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ocak başı satış fiyatının gerekli araştırmalar ve çalışmalar yapılarak belirlendiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/1841, K. 2024/2834, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama