İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2021/2283 K.2024/29

2- … Üniversitesi VEKİLİ : Av. …

Esas2021/2283Karar2024/29Tarih16 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.034 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2283 E., 2024/29 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
16 Ocak 2024
Esas No
2021/2283
Karar No
2024/29
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalılar)
1- … Başkanlığı
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.034 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

2- … Üniversitesi VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Türk Hava Kurumu Üniversitesi Hava Ulaştırma Fakültesinde "pilotaj (ingilizce)" programında öğrenim görmekte olan davacı tarafından, kaydının silinmesini talep ederek eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığı iddialarıyla uğranıldığı iddia olunan zararları karşılığında 150.000,00-TL tazminatın ödenmesi talebiyle davalı idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, 2014-2015, 2015-2016 ve 2016-2017 eğitim-öğretim yılları için lisans programının eğitim ücreti olarak davalı Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörlüğü'ne ödemesi sebebiyle oluşan maddi zararlarının tazmin edilmesine karar verilmesi istemi yönünden;

davalı Üniversitenin 2016-2017 eğitim - öğretim yılı akademik takvimi uyarınca derslerin başladığı Eylül ayından bahar dönemi sonu sınavlarının uygulandığı Haziran ayına kadar 10 ay süre ile davacının eğitim sürecinde yaşanan gecikmeden kaynaklı davalı Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörlüğü'nün hizmet kusuru nedeniyle tazmin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak;

davacının sadece 2016-2017 eğitim öğretim dönemi ücreti olarak güz dönemi için 20.736,00 TL, bahar dönemi için 20.736,00 TL olmak üzere toplam 41.472,00 TL ödediği ve ödenen bu miktar kadar maddi zararının gerçekleştiği, ikametgahı İstanbul ilinde olan davacının davalı Üniversitede eğitime başladığı 2014 yılından eğitimine son verdiği 2017 yılına kadar Ankara ilindeki barınma ihtiyacını karşılamak için yaptığı harcamalar sebebiyle oluşan maddi zararlarının tazmin edilmesine karar verilmesi istemi yönünden;

davalı Üniversitenin 2016-2017 eğitim - öğretim yılı akademik takvimi uyarınca derslerin başladığı Eylül ayından bahar dönemi sonu sınavlarının uygulandığı Haziran ayına kadar 10 ay süre ile davacının eğitim sürecinde yaşanan gecikmeden kaynaklı davalı Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörlüğü'nün hizmet kusuru nedeniyle tazmin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak,

davacının sadece 2016-2017 eğitim - öğretim yılı akademik takvimi uyarınca derslerin başladığı Eylül ayından bahar dönemi sonu sınavlarının uygulandığı Haziran ayına kadar 10 aylık süre boyunca aylık 700,00 TL olmak üzere kira bedeli ödemeleri sebebiyle harcanmış bulunan toplam 7.000,00 TL maddi zararının gerçekleştiği;

bu halde, davacının yukarıda belirtilen (41.472,00 TL + 7.000,00 TL) toplam 48.472,00 TL maddi zararı oluştuğu anlaşıldığından (ve dava dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler ile bu zarar davacı tarafça ortaya konulmasına rağmen davacının daha az miktarda olan talebi ile bağlı kalarak) 10.000,00-TL tazminatın hizmet kusuru nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu sabit olan davalı Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından davacıya ödenmesi (ve faizin yerleşik içtihatlar gereği idarenin temerrüde düştüğü tarih olan idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren hesaplanması) gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat isteminin kısmen

kabulüne, davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak ise; her ne kadar davacı, 2016-2017 eğitim döneminde hiçbir ders almadan beklemek durumunda kalması sebebiyle bu dönemde Ankara'da geçirdiği her gününde elem ve acı duyduğu ve davalı idarelerin işlem ve eylemleri nedeniyle eğitimini sürdüremez hale geldiğinden okuldan ayrılmak zorunda kalmasının ve çocukluk hayali olan pilotluktan vazgeçmesinin davacıda derin üzüntü oluşturduğunu iddia etmek suretiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de;

olayda, pilotaj eğitimin ve bu eğitim sonrasında alınması gereken 3. sınıf teorik derslerinin verilmesinde gecikmeler yaşanmasına sebep olan davalı Üniversitenin eylemleri neticesinde üzüntü duyması tabii ise de; bu eylemlerin davacıdan başka (aynı sınıfta eğitim gören) hiçbir öğrencinin okulu bırakması sonucunu doğurmadığı da gözetildiğinde, davalı idarenin eylemlerinin ağır hizmet kurusu niteliğinde değerlendirilemeyeceği ve davacının şeref, haysiyet,

kişilik hakları veya vucüt bütünlüğüne yönelmiş bir saldırının mevcut uyuşmazlık bakımından gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak manevi tazminat isteminin reddine;

uyuşmazlık konusu olay idari eylemden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı idarelere yapılan başvuruların zımnen reddine ilişkin işlem ön karar olması nedeniyle iptal davasına konu edilemeyeceğinden, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemlemlerin incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak tazminat talebinin zımnen reddine ilişkin davalı idare işlemlerinin iptali isteminin incelenmeksizin reddine, davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı vekili tarafından, maddi zararın belirlenmesi amacıyla dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği, Mahkemece davalı idareye yapılan Ara Kararı'nın kendilerine tebliğ edilmediği, 12.10.2019 tarihinde tüm taleplerine rağmen dosyanın bilirkişiye gönderilmemesi üzerine maddi zararın tahmini olarak hesaplanarak Islah dilekçesinin UYAP üzerinden gönderildiği, ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebinin 210.000-TL olarak arttırıldığı, Mahkeme tarafından ıslah dilekçesi işleme alınmadan karar verildiği, dolayısıyla Mahkeme tarafından ıslah hakkının kullanılmasının engellendiği ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, nihai karar verilinceye kadar ıslah talebinde bulunabileceği, davacı tarafından ıslah dilekçesinin Mahkemece verilen nihai karardan sonra verildiği açık olduğundan ıslah talebinin dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığı, sonuç olarak süresi içerisinde verilmeyen ıslah talebinin Mahkemece dikkate alınmamasının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Türk Hava Kurumu Üniversitesi Hava Ulaştırma Fakültesinde "pilotaj (ingilizce)" programında öğrenim görmekte iken, davalı Vakıf Üniversitesi tarafından eğitim imkanı sağlanamaması ve davacının 2016-2017 eğitim- öğretim yılı güz ve bahar dönemlerinde, bir eğitim yılı süresince alması gereken dersleri alamaması ile davalı Yükseköğretim Kurulu tarafından ise Yasa hükümleri ile verilen kontrol ve gözetim görevinin yerine getirilmemesi sebepleriyle,

kaydının silinmesini talep ederek eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığı iddialarıyla uğranıldığı iddia olunan zararları karşılığında 150.000,00-TL tazminatın ödenmesi talebiyle davalı idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülen davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinin 4. fıkrasında; "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmü yer almaktadır.

Yine 6459 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 7. maddede ise, "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyize konu istinaf kararının, davalı idareye yapılan tazminat talebinin zımni reddine ilişkin işlemin incelenmeksizin reddine, manevi tazminat isteminin reddine ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yönünden davanın reddine ilişkin kısımları yönünden yapılan incelemede;

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımları yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Temyize konu istinaf kararının, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere; 30/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun'a eklenen hüküm ile; dava devam ederken tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar üzerinde bir tazminat miktarı talep edilmek isteniyorsa, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin dava dosyasına sunulan dilekçe ile miktar artırılabilecek olup; ıslah dilekçesinin, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere karar kesinleşinceye kadar yargılamanın her safhasında verilebileceği görülmektedir.

Adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebi, mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir.

Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını ya da kişinin bizatihi mahkemeye başvurmuş olmasını anlamsız hale getiren sınırlamalar ve özellikle hukuki belirsizlikler ya da uygulamadaki belirsizlikler mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilmektedir.

Bir başka ifadeyle; uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelen, mahkemeye erişim hakkı bağlamında, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren ya da dava açılmasının davacının dava açtığı konumdan daha da geriye götürülmesi durumlarında, mahkemeye erişim hakkının özüne dokunulacak şekilde sınırlandığının kabulü gerekmektedir.

Diğer taraftan hukuki eylem, işlem ve kuralların sürekli dava tehdidi altında bulunması hukuk devletinin unsurları olan hukuki istikrar ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmaz. Bu nedenle hak arama özgürlüğü ile hukuki istikrar ve hukuki güvenlik gerekleri arasında makul bir denge gözetilmelidir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, kararlarında, hakkın niteliği gereği, mahkemeye erişim konusunda devletlerin bir takım sınırlama ve düzenlemeler yapmasının kaçınılmaz olduğunu ve bu nedenle sözleşmeci devletlerin bu konuda bir takdir alanına sahip olduklarını kabul etmekte olup, bu sınırlamaların hakkın özüne zarar vermeyecek nitelikte, meşru bir amaca dayalı ve kullanılan aracın sınırlama amacı ile orantılı olması, kamu yararının gerekleri ile bireyin hakları arasında kurulmaya çalışılan adil dengeyi bozacak şekilde birey aleyhine katlanılması zor külfetler yüklenmemiş olması gerektiğini vurgulamaktadır (bkz.

Ashingdane/Birleşik Krallık, B. No: 8225/78, 28/5/1985, par.57. García Manibardo/İspanya, B.No: 38695/97, 15/2/2000, par.36. Sabri Güneş/Türkiye, B. No: 27396/06, 24/5/2011, par. 56).

Dava açılması konusundaki kısıtlamalar, kural olarak mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil etmektedir. Bu kısıtlamalar, süre ve benzeri bir takım usuli şartlar öngörülerek doğrudan doğruya olabileceği gibi, mahkeme önünde devam eden bir davanın taraflarının, dava konusu hak veya menfaate yönelik tasarruflarının sınırlandırılması şeklinde de tezahür edebilmektedir.

Bir tazminat veya tam yargı davasına konu olan alacağa ilişkin talep miktarının, yargılama safahatı kapsamında arttırılamaması nedeniyle, alacağın belirli bir kısmına erişilememiş olması da, gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gerekse de Anayasa Mahkemesi tarafından, belirtilen anlamda dava açılması ile ilgili bir kısıtlama olarak, mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Nitekim; 6459 sayılı Kanunun 4. maddesinin (Tasarının 3. maddesi) gerekçesinde de; ''AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.'' ifadesine yer verilmiştir.

Bu durumda, her ne kadar 2577 sayılı Yasa'da bu yönde açık bir düzenleme bulunmasa da hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, tazminat davalarında mahkemelerce esas hakkında karar verilmeden önce Ara Kararı ile dosyanın esas hakkında karar verilebilecek durumda olduğu bildirilerek tazminat talep miktarını artırmak isteyip istemediği hususları sorularak ıslah hakkı imkanı tanınması hakkaniyet gereğidir.

Zira; davacı vekilince ilk derece mahkemesi kararından sonra sunulan 12.10.2019 tarihli dilekçesinde ıslah talebinde bulunduğu, bu haliyle; davacı tarafından miktar arttırımında bulunabilme iradesinin de ortaya koyulduğu görülmektedir.

Dolayısıyla; Mahkemece, davacıya 2577 sayılı Kanun'da tanınan miktar arttırım hakkını kullanma fırsatı tanınmadığı anlaşılmakta olup; Mahkeme kararı sonrasında verilen ıslah dilekçesi de Bölge İdare Mahkemesince işleme konulmayarak karar verildiği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen usuli düzenlemelere uygun olarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; a) davalı idareye yapılan tazminat talebinin zımnen reddine ilişkin işlem, manevi tazminat istemi ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yönünden davanın reddine ilişkin kısımları yönünden ONANMASINA b) maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 16/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/2283, K. 2024/29, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/2283
Karar No
2024/29
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/2297 K.2024/168
  • Danıştay 2. Daire E.2021/2322 K.2024/491
  • Danıştay 13. Daire E.2021/2326 K.2024/440
  • Danıştay 7. Daire E.2021/2333 K.2024/87
  • Danıştay 13. Daire E.2021/2337 K.2024/437
  • Danıştay 2. Daire E.2021/2358 K.2024/503

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.