KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3081 E., 2024/236 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas No
- 2021/3081
- Karar No
- 2024/236
- Temyiz eden (davacı)
- ... Madencilik Nakliye İnşaat Taahhüt Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Adana İli, Pozantı İlçesi sınırları içinde bulunan davacıya ait Sicil:.. sayılı IV.grup maden (krom) işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak 3213 sayılı Maden Yasasının 10. maddesinin 6. fıkrası kapsamında davacı şirket hakkında 25.098,00 TL idari para cezası tesis edilmesi ile aynı Yasanın 29/1.fıkrası kapsamında faaliyet durdurma cezası uygulanmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... gün ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket uhdesinde bulunan Adana ili, Pozantı ilçesi sınırları içinde bulunan Sicil:... sayılı IV. grup maden (krom) işletme ruhsat sahasında davalı idarece görevlendirilen teknik heyet tarafından 07-13/06/2018 tarihleri arasında yapılan denetim sonucu hazırlanan ... günlü raporda; "... temsili koordinatında bulunan yeraltı ocağı girişinin pasa ile kapatıldığı, bu ocak için zorunlu ferdi kaza sigortası poliçesi ve daimi nezaretçi ataması bulunmadığı, ayrıca sahaya ait işletme projesinde açık işletme yöntemi ile üretim yapılacağının beyan edildiği,
yine Y:... ve Y:... temsili koordinatlarındaki açık ocaklarda basamak düzenin kaybolduğu ve şev yüksekliklerinin yaklaşık 15-20 metre olduğu" tespitleri üzerine Maden Yasasının 29/1. fıkrası kapsamında faaliyet durdurma tedbiri uygulanmasına ilişkin olarak dava konusu ... gün ve ... sayılı işlemin tesis edildiği, davaya konu işlemin üretim faaliyetini durdurmaya ilişkin kısmının aynı davacı tarafından Mahkemenin E:... sayılı dosyasında iptali istemiyle açılan davada, Mahkemenin ... gün ve K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiği,
anılan kararın henüz kesinleşmediği görülmekle davacı tarafından aynı konuya ilişkin olarak ve aynı sebeplere istinaden açılan bu davanın "derdestlik" nedeniyle esasını incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmının reddine, üretim faaliyetini durdurmaya ilişkin kısmının ise derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davanın reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olmadığı keyfi uygulama yapıldığı, kabahatin bütün unsurlarıyla açıkça ortaya konulmadığı, tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/3081, K. 2024/236, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama