KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3448 E., 2024/2344 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas No
- 2021/3448
- Karar No
- 2024/2344
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... A. Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket vekilleri tarafından; ... ili, ... ilçesi sınırlarında ve kendi uhdelerinde bulunan S... sicil numaralı IV. Grup maden sahasına ilişkin maden işletme ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan 19.11.2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; maden mevzuatı hükümleri uyarınca, maden işletme ruhsatı verilmesine ilişkin olarak, davalı idarenin takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, yapılan değerlendirme neticesinde mevzuatta öngörülen şartlar bakımından bir eksikliğin bulunmadığının tespiti halinde yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınıp, davacıya işletme ruhsatının verilmesi gerektiği, olayda;
davalı idarenin gerekli inceleme ve araştırma sonucunda gerekçesini de belirtmek ve takdir yetkisini kullanmak suretiyle işlem tesis etmesi mümkün olmakla birlikte, dosyaya sunulan belgeler de dikkate alındığında, süresi içerisinde yapılan talep konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, mevzuatta öngörülen şartlar açısından eksiklik bulunduğu ileri sürülmediği gibi bu yönde bir tespite de yer verilmediği, detay arama faaliyet raporunun davacı tarafından davalı idareye sunulduğu, buna karşın davacı şirketin işletme ruhsat talebinin reddedilme nedenlerinin objektif ve somut gerekçelere dayanılarak ortaya konulmadığı anlaşıldığından,
hukuki güvenlik ilkesi gözetilmeden, mevzuata aykırı biçimde gerekçe gösterilmeksizin salt takdir yetkisine dayanılarak davacı şirketin işletme ruhsat talebinin sürüncemede bırakılmak suretiyle zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
öte yandan, Mahkemenin dava konusu işlemin iptali yönünde vermiş olduğu işbu kararının, doğrudan davacıya işletme ruhsatı verilmesi durumunu gerektirmeyeceği, davalı idare tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda davacı şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespiti hususunda yeniden bir değerlendirme yapılıp, neticesine göre işlem tesis edilmesi gerektiği de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kesin ve yürütülebilir icrai bir işlem olmadığı, davanın süresinde açılmadığı, işletme ruhsat talebinin değerlendirme sürecinde olduğunun tespit edildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/3448, K. 2024/2344, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama