KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5858 E., 2024/3750 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/5858
- Karar No
- 2024/3750
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf(davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesi hudutları dahilinde bulunan ER:... sayılı maden sahası için aktif edilmiş Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresini 31.08.2018 tarihine kadar davalı idareye bildirmediğinden bahisle Maden Kanunun Ek 18. ve Geçici 37. maddesi uyarınca 25.000,00 TL tutarında idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Maden Kanunu kapsamında yükümlülüklerinin ruhsata hak kazandığı tarihten itibaren başlaması gerektiği, davalı idarenin 05.10.2018 tarihli yazısı dikkate alındığında davacının ER:... sayılı maden sahası için 31.08.2018 tarihinden sonra ruhsata hak kazanmış olduğu ve dolayısıyla 31.08.2018 tarihinden önce hak ya da ruhsat sahibi olmayan davacının bu tarihe kadar aktif edilmiş Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresini bildirme yükümlülüğü bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından,
ER:... sayılı maden sahası için aktif edilmiş Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresini 31.08.2018 tarihine kadar davalı idareye bildirmediğinden bahisle davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının II-b grubu arama ruhsatı müracaatının 05.11.2015 tarihli değerlendirme sonuç raporunda müraccat sonucu hak sağlanan alan bilgisinin yazıldığı, öncelik hakkına dayalı gerçekleştirilen müracaat alanı sistemlerinde rezerv edilerek bu alana iki ay süre ile müraccat grubunda başka hiç bir başvurunun kabul edilmediği, Maden Kanunu'nun 16. maddesi gereği öncelik esasına dayalı olarak gerçekleştirilen müracaattan dolayı alanın müracaatçı adına Genel Müdürlük sisteminde rezerv edildiği, bu alana müracaat tarihinden sonraki iki ay boyunca müracaat grubunda başka hiç bir müracaat kabul edilmediği,
yönetmeliğin Ek-6 formunda yazılı olan yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra bu alanın artık sistemde müracaatçı adına ''Ruhsata hak kazandı'' durumuna geldiği, hak sahibi olmayan bir kişi adına ruhsat düzenlenmesinin mümkün olmadığı, ruhsat sahibi olmanın hak sahibi anlamını taşıdığından dava konusu işlemde belirtilen düzenlemede hem ruhsat sahiplerinin hem de hak sahibi olanların ifade edilmek istenildiği, maden hukukunda hak sahipliğinin yalnızca ruhsat sahibi olmayı ifade etmediği, ilk müracaat edene verilen öncelik hakkının olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/5858, K. 2024/3750, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama