KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6660 E., 2023/4932 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2021/6660
- Karar No
- 2023/4932
- Temyiz eden (davacı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Birliği
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, …'un baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı'nın 12/11/2019 tarihli işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; UYAP kaydında görünmemesine rağmen baro levhasına yazılmak isteyen müdahil hakkında FETÖ/PDY örgütüne üye olma suçundan her ne kadar soruşturma bulunsa dahi, soruşturmanın kovuşturmaya dönüşmediği, müdahil hakkında dava açılıp açılmayacağı henüz kesin olmadığı gibi haklarında soruşturma bulunanların baro levhasına yazılmasını engelleyen herhangi bir hüküm bulunmaması sebebiyle müdahilin baro levhasına yazılmasına yönelik kararın uygun bulunmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, davacı Bakanlık tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, Anayasa Mahkemesi’nin ayrıntılı bir şekilde belirtilen gerekçesi doğrultusunda.
1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasında kovuşturma altında bulunma durumuna yönelik düzenlemenin yer aldığı fakat hakkında soruşturma bulunanlarla ilgili bir hükmün bulunmadığı, kanun koyucunun kovuşturma kavramı ile soruşturma aşamasını da içine alan ceza muhakemesi evresini amaçladığı düşünülse bile hak ve özgürlükleri sınırlandıran hükümlerin kamu makamlarınca geniş yorumlanmasının bireyler açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceği,
soruşturma ve kovuşturma kavramlarının tanımının 1136 sayılı Kanun'da yapılmadığı dikkate alındığında söz konusu kavramların kapsamının belirlenmesinde 5271 sayılı Kanun'dan yararlanılması gerektiği, 1136 sayılı Kanun'da avukatlığa kabul konusundaki düzenlemede,
aynı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen yazılı cezalardan kovuşturma altında bulunulmuş olması durumunda baro levhasına yazılma ile ilgili başvurunun kovuşturmanın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir hakkı verilmişse de söz konusu düzenlemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığı göz önününde bulundurulduğunda dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen açıklamanın eklenmesi suretiyle
reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı Bakanlık tarafından, müdahil Atilla Ulusoy hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/308 sayısına kayden ceza soruşturmasının yürütüldüğü, ilgilinin baro levhasına yazılma talebinin soruşturma sonucuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde ve Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/6660, K. 2023/4932, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama