İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2021/7500 K.2024/2376

2-(DAVALI) … Bakanlığı VEKİLİ : Av. …

Esas2021/7500Karar2024/2376Tarih26 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.003 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7500 E., 2024/2376 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
26 Nisan 2024
Esas No
2021/7500
Karar No
2024/2376
Temyiz edenler
1- (DAVACI) …
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.003 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

2-(DAVALI) … Bakanlığı VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflar aleyhlerine olan kısımlarını temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Osmaniye ili, Merkez ilçesi, ... Anadolu Lisesi'nde eğitim görmekte olan davacı tarafından, 08/03/2016 tarihinde kendisi ile aynı sınıfta eğitim gören B. C. adlı öğrencinin sınıfta bulunan tahta silgiyi fırlatması sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetmesine ilişkin olayın, ders başladığı halde, öğretmenin geç kalması nedeniyle meydana geldiği ve davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi (ıslah sonrasında 40.363,72-TL) ve olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdıraptan kaynaklı 300.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 29/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; maddi tazminat açısından. Osmaniye ili ...

Anadolu Lisesi'nde öğrenci olan davacının, gözüne sınıf arkadaşı tarafından tahta silgi fırlatılması sonucunda yaralandığı, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan etkisi bulunmamakla birlikte, öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında meydana gelen olayda davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin sorumluğu bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kabulü ile bilirkişi raporu ile hesaplanan toplam 40.363,72-TL maddi (işgücü kaybı-efor tazminatının) tazminat tutarının, dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00-TL'lik kısmı yönünden, idareye başvuru tarihi olan 29/11/2017 tarihinden,

ıslah yolu ile artırılan 39.363,72-TL'lik kısmı yönünden ise, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 09/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacı tarafa ödenmesine; manevi tazminat açısından ise; davacıya olay sebebiyle duyduğu ve duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, sorumluluğun niteliği, maluliyet oranı dikkate alınarak,

takdiren 10.000,00.-TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 29/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve fazlaya ilişkin 290.000,00-TL yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; sağ gözünde görme kaybı olduğu, vücut bütünlüğünde de %6 oranında efor kaybı olduğu, tedavi ve ameliyatlar geçirdiği, görme kaybı nedeni ile Askeri Okullar ile Polis Okullarına giremediği gibi resim ve benzeri sanat dallarını ilgilendiren okullarda da okuma hakkını tamamen kaybettiği, bu nedenlerle çok üzüldüğü, paranın alım gücü ve yaşının gençliği ile önünde uzunca bir yaşamın olduğu birlikte değerlendirildiğinde, 10.000,00TL manevi tazminatın çok az olduğu, hakkaniyete uygun düşmediği, maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapıldığı,

üniversiteye girdiği veya bitirdiği zaman alabileceği aylık kazancı düşünülmeden ve bu konuda araştırma yapılmadan hesaplama yapıldığı, kazanç kaybı ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararların hesaplamaya alınmadığı, idarenin hizmet kusurunun oluştuğu 08/03/2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, maddi tazminat açısından ıslah edilen miktara ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren faizin işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizinde zararın oluştuğu andan itibarın işletilmesi gerektiği, bu kabul görmese bile,

ön karar için başvurdukları 29/11/2017 tarihinde idarenin temerrüde düştüğü gözetilerek bu tarihten itibarın faizin işletilmesi gerektiği, manevi tazminat davalarında reddedilen kısım üzerinden idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin Anayasa'nın 13. maddesindeki "Hak Arama Özgürlüğü"nü kısıtladığı, Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen "Adil Yargılanma Hakkı"nı ihlal ettiği, Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında belirtilen yargılamanın en az masrafla sonuçlandırılması ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından. Osmaniye ili Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yaptırıları soruşturma sonucu düzenlenen inceleme ve soruşturma raporunda, "...

Anadolu Lisesi Müdürlüğü yönetici ve öğretmenlerince olayın yaşandığı 08/03/2016 tarihi öncesinde öğrenci davranışları ve öğrenci konusunda oluşturulması gereken kurul ve komisyonların oluşturularak, öğrenci davranışları ve öğrenci disiplini konusunda yapılması gereken çalışmaların yapıldığı ve ilgili kurul, öğretmen, öğrencilerin bilgilendirildiği,

olayın yaşandığı 08/03/2016 tarihinde okulda görevli öğretmen ve yöneticilerin görevlerinin başında bulunduğu ve görevlerini yaptıkları ve bu itibarla olayın yaşandığı 08/03/2016 tarihinde görev yapan Nöbetçi Öğretmen, Almanca Öğretmeni, Nöbetçi Müdür Yardımcısı ve Okul Müdürü'nün olayla ilgili herhangi bir kusurları bulunmadığı"nın belirlendiği, bir öğrencinin eyleminden kaynaklanan, eğilim hizmetinin sürdürülmesi sırasında gerçekleşen, öngörülmesi ve engellenmesi mümkün olmayan olay nedeniyle kusurlu veya kusursuz. sorumluluk ilkeleri çerçevesinde sorumlu tutulmalarının hukuken mümkün bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin ıslah dilekçesiyle arttırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden kararın düzeltilerek onanması gerektiği, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının eğitim görmekte olduğu Osmaniye ili, Merkez ilçesi, ... Anadolu Lisesi'nde, 08/03/2016 tarihinde ders başladığı halde, öğretmenin geç kalması nedeniyle aynı sınıf öğrencisi B. C.'nin sınıfta bulunan tahta silgiyi fırlatması sonucu sağ gözünde görme yetisini kaybetttiği olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (ıslah edilen) 40.363,72-TL maddi, 300.000,00-TL. manevi olmak üzere toplam 340.363,72-TL tazminatın idareye başvuru yapıldığı 29/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında; " Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.", "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin son fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür", hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi (b) bendinde ise; "İdari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı (tazminat) davası açabileceği" kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden;

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın maddi tazminat istemine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.

Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle arttırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile.

"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.

6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

Tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.

Yukarıda aktarılan hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü,

bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.

Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir.

Bu durumda; idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih, zararın ödenmesi istemiyle davacı tarafından yapılan 29/11/2017 tarihli başvuru olduğundan, İdare Mahkemesince verilen ve istinaf tarafından istinaf istemlerinin reddine dair verilen kararın hüküm fıkrasının; "dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 29/11/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,

maddi tazminat talebinin ıslah ile artırılan 39.363,72-TL'lik kısmı yönünden ise, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 09/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, önceki dönemlere ilişkin yasal faiz talebinin reddine" kısmının.

"40.363,72-TL maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 29/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden; Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ıztırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir.

Manevi tazminatın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate alındığında; davacı öğrencide, özür oranı yönünden %6 kalıcı özür oluştuğu, sağ gözde korneaskleral perforasyon, irregüler pupil ile 9/10 görme bozukluğuna neden olan yaralanmasının duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, tedavi ve ameliyatlar geçirdiği,

görme kaybı nedeni ile Askeri Okullar ile Polis Okullarına ya da resim ve benzeri sanat dallarını ilgilendiren okullarda okuyamayacağı, belli bazı meslekleri yapamayacağı, bu durumun olay tarihinde yaşı 16 olan davacının özel hayatını da etkileyebileceği, yaşadığı olayın ve özürlü hale gelmesinin genç olmasından dolayı üzüntüsünü daha da arttırdığı dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince belirlenen tazminat miktarının davacının duyduğu elem ve üzüntüyü karşılayacak nitelikte bulunmadığı, takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmektedir.

Bu itibarla, istinaf mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının manevi zararı karşılamaktan uzak olduğu sonucuna varılmakla, manevi tazminatın amaç ve niteliği ve belirtilen hususlar dikkate alınarak manevi tazminat tutarının yeniden belirlenmesi gerektiğinden, manevi tazminat miktarına yönelik davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca davacı tarafın temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; a) Maddi tazminata yönelik kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, b) Manevi tazminata ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/7500, K. 2024/2376, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/7500
Karar No
2024/2376
Tarih
26 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/7518 K.2024/1770
  • Danıştay 8. Daire E.2021/7525 K.2024/2363
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7537 K.2024/4917
  • Danıştay 8. Daire E.2021/7581 K.2024/2300
  • Danıştay 8. Daire E.2021/7593 K.2024/2347
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7594 K.2024/4887

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.