KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1715 E., 2024/3785 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- Esas No
- 2022/1715
- Karar No
- 2024/3785
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALILAR) 1- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri ...
2- (DAVACI) ... Üniversitesi
VEKİLLERİ
Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı üniversite adına tahsis edilen İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... mahallesinde bulunan ormanlık sahadaki 1.006.278,31 m2'lik kesin izne konu sahada ek yurt binası yapılması için davacı üniversitece talep edilen ve davalı bakanlıkça izin verilen 770,54 m2'lik alan ile ilgili olarak davacı üniversite tarafından davalı idarelere sunulan taahhüt senedinin şerhli gönderilmesi nedeni ile davalı idarelerce kabul edilmemesi üzerine taahhüt senedinin şerhsiz olarak 10 gün içerisinde işletme müdürlüğüne gönderilmesi aksi takdirde iznin iptal edileceğine ilişkin İstanbul Bölge Müdürlüğü Kanlıca İşletme Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; arazi tahsis bedeli ile teminat bedelinin davacı üniversitece yatırılması gerektiğinin açık olduğu, ancak Devlet ve diğer kamu tüzel kişileriyle özel ve tüzel kişilerce, kâr gayesi bulunmaksızın ve kamu yararına hizmetlerde kullanılmak üzere yapılacak tesislerin dışındaki her türlü tesislerden orman köylüleri kalkındırma geliri ve ağaçlandırma ve erozyon kontrolü geliri alınacağı düzenlendiğinden,
bu kapsamda, vakıf üniversitelerinin, Anayasanın 130. maddesinin 2. fıkrasına göre kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile eğitim ve öğretim hizmetleri kapsamında kamu yararına yönelik olarak kuruldukları dikkate alınarak, vakıf üniversitelerine yapılan tahsislerden orman köylüleri kalkındırma bedeli ile ağaçlandırma ve erozyon kontrolü bedeli alınmaması gerektiği sonucuna varıldığı,
bu durumda, 179.137,83 TL orman köylüleri kalkınma bedeli ve 140.921,76 TL ağaçlandırma ve erozyon kontrolü bedelini ödenmesi taahhüdünü içerir dava konusu işlemin, orman köylüleri kalkınma bedeli ve ağaçlandırma ve erozyon kontrolü bedeline yönelik kısmında hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, davanın kısmen reddine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması talep edilmekte ise de; ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin kararına karşı sadece davalı idareler tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairelerince, istinafa gelen davalı idareler yönünden inceleme yapılarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, diğer bir ifade ile ...
İdare Mahkemesinin yukarıda anılan kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle kararın davanın reddine yönelik kısmının bu aşamada kesinleştiğinin görüldüğü, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, davalı idarelerin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin tamamının iptali gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, davacıya verilen izinlerin bedele tabi olmayan izinlerden olmadığı ileri sürülmektedir. Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, davacıya bedelli şekilde kesin izin verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından davalı idarelerin, davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/1715, K. 2024/3785, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama