KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1723 E., 2023/3534 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2023
- Esas No
- 2022/1723
- Karar No
- 2023/3534
- Temyiz eden (davalı yanında müdahil)
- …Maden San. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- …Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Kasabası Tüzel Kişiliği
- Vekilleri
- Av…, Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Kasabası sınırları dahilinde bulunan merada yürütülen madencilik faaliyetinin durdurulması talebinin reddine vakî işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde,. Maden San.
A.Ş.'nin tescil harici bırakıldığı dönemde dava konusu parselde 2005, 2010, 2015, 2016 yıllarına ait işletme izni ile maden faaliyetlerinde bulunduğu, Niğde Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından 20.06.2016 tarihinde anılan parselin mera olarak tescil edildiği, yasal düzenlemeler uyarınca bu tarihten önce alınan izin ve ruhsatların ilgili firma açısından müktesep hak teşkil ettiği, 20.06.2016 tarihinde sonra mevcut maden sahasında yeni bir çalışma yapılması durumunda 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında tahsis amacı değişikliğinin yapılmasının gerektiği sonucuna varıldığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Kasabası meralarının 1971 yılında belirlenmiş ve ilân edilmiş olmasına ve işletme sahasının bu mera alanında kalmasına istinaden, sahalara ilişkin işletme izin tarihleri dikkate alındığında; işletme sahasının mera ilânının, işletme izin tarihlerinden sonra değil; işletme izin tarihinden önce olduğu, bu nedenle kural olarak bu alanda mera tahsis değişikliği kararı alınmadan maden işletilmesinin hukuken mümkün olmadığı;
işletme izinlerinin, madencilik faaliyeti yapılan sahanın mera ilânı tarihi (1971 yılı) sonrasında alınmış olmasına istinaden, ruhsat sahalarında mera tahsis değişikliğine gerek olmaksızın madencilik faaliyetlerine devam edilmesinin uygun olduğu yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu kararın müdahil tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla, istinaf kararı kesin olup temyiz yolu öngörülen konulara arasında bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Müdahil tarafından, işletme ruhsatı ve izinlerin alındığı tarihte tapuda mera kaydının bulunmadığı, kazanılmış hakkın korunması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, bakılmakta olan davada verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında temyiz yolu açık kararlardan olduğu ve müdahilin, yanında katıldığı tarafın kanun yollarına başvurmaması halinde, onun işlem ve açıklamalarına açıkça aykırı olmamak şartıyla tek başına kanun yollarına başvurabileceği anlaşıldığından, …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı temyiz yolu kapalı ve kararın kesin olduğuna ilişkin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/1723, K. 2023/3534, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama