KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1963 E., 2024/1670 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2022/1963
- Karar No
- 2024/1670
- Temyiz edenler (davalı)
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ...'ın baro levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına dair ... Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda;...
Ağır Ceza Mahkemesinin... esasına kayıtlı olarak açılan ceza davasında, anılan Mahkemece ... tarih ve Karar:... sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2, 62/1 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddeleri uyarınca...'ın 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve istinaf incelemesinin devam ettiği, kovuşturma evresinin mahkeme kararının kesinleşmesi ile sona ereceği, ilgilinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi kapsamında değerlendirilen kovuşturması bulunduğundan, baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerekirken,
aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Avukatlık Kanununun 5/1-a engelinden söz edilebilmesi için mahkumiyet kararının kesinleşmesi gerektiği, öte yandan aynı maddenin 3. fıkrası gereği ilgili hakkında ceza kovuşturması bulunması halinde baro levhasına yazılma konusundaki kararın ertelenip ertelenmeyeceği hususunda Türkiye Barolar Birliğine takdir hakkının tanındığı, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği, olayda tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Müdahilin İddiaları: Avukatlık Kanununun 3. ve 5. maddeleri dikkate alındığında hakkında devam eden ceza kovuşturmasının avukatlığa engel bir durum olmadığı, hakkında açılan davanın 5 yıldır sürüncemede bırakıldığı, Anayasaya aykırı olan 6749 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesine somut norm denetimi yolu ile başvuru yapılması gerektiği, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlalinin söz konusu olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davalı yanında davaya katılan tarafından 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır.
Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır" kuralının iptali için Anayasa Mahkemesine somut norm denetimi yolu ile başvuru yapılması isteminde bulunulmuş ise de.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinde bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verebilecek olup uyuşmazlıkta 6749 sayılı Kanunun 4/2. maddesi işbu davada uygulanacak kanun hükmü olmadığından müdahilin talebi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/1963, K. 2024/1670, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama