KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2592 E., 2024/1873 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas No
- 2022/2592
- Karar No
- 2024/1873
- Temyiz eden (davacı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Birliği
- Vekili
- Av. ….
- Davalı yanında müdahil
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ...'ın, baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul 1 Nolu Baro Yönetim Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen ...tarih ve ...sayılı kararın, uygun bulunmayarak Adalet Bakanlığınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ...tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Anayasa Mahkemesi'nin 2018/27392 başvuru numaralı ve 15/04/2021 tarihli bireysel başvuru kararının birlikte değerlendirilmesinden.
1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenleme ile baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir yetkisi verilmiş ise de; ertelemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, bu bakımdan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ...sayılı dosyasıyla soruşturma yürütülüyor olmasının davacının baro levhasına yazılmasına engel teşkil etmeyeceği sonucuna varıldığından,
davacının baro levhasına yazılmasına yönelik alınan kararda ısrar edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının E: ...sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...esasına kayden kamu davasının açıldığının görüldüğü, Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde yer alan Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan soruşturma altında bulunanların Baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerektiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı Bakanlığın temyiz dilekçesinde, ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının E: ...sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...esasına kayden kamu davasının açıldığı, dolayısıyla 1136 sayılı Kanunun 5/3. maddesinde yer alan düzenlemenin müdahil hakkında da uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; işlem tarihinde müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ...sayılı dosyasıyla ceza soruşturmasının yürütülmekte olduğu,
ceza soruşturması safhasının, Avukatlık Kanununun 5/3. maddesi kapsamında bulunmadığı, idari yargılama sürecinde müdahil hakkında ceza kovuşturması aşamasına geçilmiş olması ise, İdare Mahkemesince re'sen dikkate alınabilecek bir husus olmayıp aksi yöndeki değerlendirmenin yasa ile meslek kuruluşlarına tanınan takdir yetkisini ortadan kaldıracak mahiyette olacağı açıktır.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 18/10/2022 tarih ve 31987 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 05/07/2022 tarihli ve 2019/19788 başvuru numaralı B.A.Y kararında da aynı yönde değerlendirmelere yer verilerek başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/2592, K. 2024/1873, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama