KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3966 E., 2024/1140 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil)
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas No
- 2022/3966
- Karar No
- 2024/1140
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
.. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı ... Bakanlığı tarafından, müdahil Mustafa Büyükşahin'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile "sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi ve suçun sanık tarafında işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle" beraat kararı verildiği, anılan kararın Cumhuriyet Savcısı tarafından ... Bölge Adliye Mahkemesi ...
Ceza Dairesi'nin ... esasına kayden istinaf edildiği ve Dairenin ... tarih ve ...sayılı kararında '' örgütünün toplantılarına katılan ve örgüt bylock yazışmalarında ... olarak kodlanan sanığın bu haliyle hiyerarşiye tabi olduğu ve örgüt üyesi olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına'' gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
dava dosyasının temyiz aşamasında olduğu ve kovuşturmanın devam ettiği, adı geçen hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi kapsamında değerlendirilen derdest kovuşturması bulunduğundan, baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı ...
Birliği tarafından; dava konusu işlemin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümlerine ve emsal yargı kararlarına uygun olarak tesis edildiği, 1136 sayılı Kanun'da belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, idari yargıda dava konusu edilen işlemin hukuka uygunluğunun işlem tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işlem tarihi itibariyle müdahil hakkında verilmiş bir beraat kararı bulunduğu, anılan beraat kararının sonradan bozulması halinde, Mahkemenin İdare yerine geçerek,
dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığını yeniden değerlendirmesinin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olan yetkisinin ötesine geçmesi anlamına geldiği, zira davalı İdareye kovuşturma halinde tedbir mahiyetinde bekletme kararı verme hususunda takdir yetkisi verildiği, takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği, müdahil hakkında verilmiş kesin bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı,Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S.
Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının verildiği tarihte hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, idareye mevzuat ile tanınan takdir yetkisini yok edecek şekilde geniş yorum yapılmak suretiyle verilen iptal kararının müdahilin temel haklarına yönelik açık ve orantısız bir müdahale oluşturduğu, nitekim emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/3966, K. 2024/1140, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama