KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1757 E., 2023/6866 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2-(DAVALI Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/1757
- Karar No
- 2023/6866
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) ...Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ...'in ... Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair Baro Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesi yönündeki Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Avukatlık Kanunun 5/1-a maddesi kapsamında, ... hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında hapis cezası ile cezalandırıldığı ve davanın istinaf aşamasında halen derdest olduğu, kovuşturma konusu suçun niteliği ve ağırlığı göz önüne alındığında, adı geçenin baro levhasına yazılma talebinin anılan kovuşturma sonucuna kadar bekletilmesi kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun olacağından, bu husus gözardı edilerek tesis olunan dava konusu ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Müdahil hakkında yapılan ceza kovuşturması sonucunda verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, Avukatlık Kanununun 5/1-a engelinden söz edebilmek için söz konusu mahkumiyet kararının kesinleşmesi gerektiği, müdahilin baro levhasına yazılabilmesinin önünde herhangi bir yasal engelin bulunmadığı, devam etmekte olan ceza kovuşturması konusunda Türkiye Barolar Birliğine takdir hakkının tanındığı, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı yanında davaya katılanın duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/1757, K. 2023/6866, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama