KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5177 E., 2024/7954 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/5177
- Karar No
- 2024/7954
- Temyiz isteminde bulunan (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Dicle Üniversitesi ... Fakültesi'nde lisans öğrenimi görmekte iken, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı üzerine yurtdışından öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışında bulunmaksızın yurtdışından aldığı lise diplomasıyla kayıt yaptırdığından bahisle üniversite kaydının silinmesine ilişkin Dicle Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında idarelerce tesis edilen işlemlerin, kanunun açık hükmüne aykırı olması halinde, açık hata nedeniyle idarelerce her zaman geri alınabileceği 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı gereği olduğu, 16/08/2017 tarihinde Dicle Üniversitesi ...
Fakültesine uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptıran davacının, yurtdışında bulunan bir ortaöğretim kurumundan yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla mezun olduğu, bu haliyle, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartını sağlamadığı anlaşıldığından ve davacının kazanılmış hakkından ya da haklı beklentisinden de söz edilemeyeceğinden, öğrenci kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçınılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversiteden öğrencilik kaydının silinebileceği,
davacının Türkiye'deki ortaöğretim eğitimini 2014-2015 yılında tamamlarken Amerika Birleşik Devletleri Stanley Lisesi'nden online eğitim ile 2016 yılında yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temeli, 2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temeli Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığından işlemin meşru bir amaçla gerçekleştirildiği,
üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin uzaktan eğitim yoluyla ortaöğretiminin tamamını yurt dışında tamamladığı, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen koşulun sağlanarak davalı üniversiteye kaydının yapıldığı, hem Türkiye'de hem de yurt dışındaki bir ortaöğretim kurumundan mezun olanların başvurularının kabul edilmeyeceğine dair mevzuatlarda bir hüküm bulunmadığı, yurt dışından alınan diplomanın uzaktan eğitimle ya da örgün eğitim ile alınması arasında herhangi bir fark bulunmadığı, uzaktan eğitim yoluyla alınan diplomalara yönelik yurt dışı giriş-çıkış kayıtlarının istenmesinin mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturduğu,
üniversite kayıt işleminin dayanağını oluşturan denklik belgesinin düzenlenmesine dayanak alınan evrakların ve yurt dışı lise diploması ile denklik belgesinin sahte olduğuna dair verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir ceza mahkemesi kararının bulunmadığı, buna rağmen Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu tarafından mevzuatta yeri olmayan kriterler getirilerek varsayımlarla hareket edildiği,
denklik belgesinin hileli yollarla alındığı kanaatine varılarak denklik belgesinin iptal edilmesi ve buna dayanılarak kaydın silinmesinin hukuki belirlilik, hukuki güvenlik ve kazanılmış hak ilkelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/5177, K. 2024/7954, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama