İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2023/6015 K.2023/5044

Dava konusu istem: Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü ... Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi puanının olağandışı olarak değerlendirilmesi nedeniyle eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işlemin…

Esas2023/6015Karar2023/5044Tarih20 Ekim 2023Okuma10 dk · 2.072 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6015 E., 2023/5044 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
20 Ekim 2023
Esas No
2023/6015
Karar No
2023/5044
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
... Başkanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 09/10/2018 tarih, E:2018/3194, K:2018/5509 sayılı kesin karara yönelik yapılan bireysel başvuru sonrası Anayasa Mahkemesince verilen ... tarih ve ... başvuru numaralı karar ile hükmedilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.072 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü ... Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi puanının olağandışı olarak değerlendirilmesi nedeniyle eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi davalı idareye sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması hâlinde adayların, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağırabilmesine olanak tanıyor ve yetki veriyor ise de, anılan maddede tanınan yetkinin Anayasamızda belirlenen hukuk devleti ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiğinin açık olduğu,

bakılan uyuşmazlıkta 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi için davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veyahutta kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu olarak kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının daha önceden girdiği sınavlarda aldığı notlar kıyaslanarak davaya konu işlemin tesis edildiği, bu şekilde yapılan bir değerlendirme sonucu 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesinde tanınan yetkinin kullanılmasının hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceği anlaşıldığından,

uyuşmazlığa konu eşdeğer sınava çağırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Danıştay Sekizinci Dairesi kararının özeti: Dava konusu işleme dayanak olan 6114 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 8. fıkrasının, davalı idarenin sınav güvenliğini sağlamak, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde adaylara fırsat eşitliği sağlama ve haksız kazancın önüne geçmek amacıyla gerek adli soruşturmalar ve gerekse kurum içinde yapılan analizlerde sınav sonucu kuşkulu bulunan adayların eşdeğer sınava tabi tutulması amacıyla öngörüldüğü,

esasen davalı idarece ülke çapında uygulanan sınav iş ve işlemlerinde kamu yararının ve kamu düzeninin etkin bir biçimde sağlanması amacıyla getirilmiş bir düzenleme niteliğine sahip olduğu, bu kapsamda, 6114 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 8. fıkrasının lafzından, amacından ve gerekçesinden sayılan istisnai durum gözetilerek geçmişe etki yasağının dışına çıkılarak önceki olay,

işlem ve eylemlere etki edecek şekilde bir düzenleme getirildiği anlaşıldığından eşdeğer sınava çağırılmaya yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuk devleti ilkesi ile kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı davranıldığı yönündeki iddialara itibar edilmesine olanak bulunmadığı; öte yandan, adayın eşdeğer sınava çağrılabilmesi için sınav sonuçlarında olağandışı bulgulara rastlanılmış olmasının yeterli olduğu, bunun dışında adayın kopya çektiğine yahut kendisi yerine bir başka adayın sınava girdiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmasının gerekli olmadığı,

zira düzenlemeyle sınavlarda olağandışı bulgulara rastlanılması durumunda bu olağandışı bulguların bertaraf edilmesinin amaçlandığı, nitekim davacının da 2002-2008 yılları arası toplam 13 kez katıldığı yabancı dil sınavından 2006 ÜDS-2 döneminde en yüksek 56,25 puan aldığı, 2008 ÜDS-1 dönemi öncesi girdiği 2007 ÜDS-2 döneminde ise 40,0 puan aldığı,

2008 ÜDS-1 döneminde girmiş olduğu sınava ilişkin sonucun 78,75 puan olması sebebiyle sınav sonucunun olağandışı olduğu kabul edilerek adayın eşdeğer sınava çağrıldığı görüldüğünden, davalı idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.

Davacı, hükmün kesinleşmesini müteakip Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, söz konusu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakta olup İdare Mahkemesi kararının, Anayasa Mahkemesini ihlal kararı vermeye yönelten sebepleri ortadan kaldırmaya yeter derecede açık ve makul gerekçe içerdiği anlaşıldığından, Dairemizin 09.10.2018 tarih ve E:2018/3194 K:2018/5509 sayılı kararının kaldırılarak temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden kimlik bilgileri gizlenerek ... tarih ve ... sayılı başvuru üzerine davalı idarece söz konusu ihbara yönelik yapılan incelemede, davacının 2002-2008 yılları arasında 13 yabancı dil sınavına katıldığı, bunlardan en düşük 33,750; 2008 ÜDS-1 sınavı hariç en yüksek 56,250 puan aldığı, 8 yıllık ortalamasının 44,90 puan iken, 2008 ÜDS Mart Döneminden 78,750 puan aldığı, dolayısıyla bu sınav sonucunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilerek davacının 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi uyarınca eşdeğer sınava çağrılmasına yönelik ÖSYM Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının alındığı ve bu durumun davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İlgili Mevzuat:

6114 sayılı Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Sınav güvenliği" başlıklı 9. maddesinin 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile eklenen 8. fıkrasında, "Sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması halinde adaylar, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağrılabilir.

Adayın sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak Yönetim Kurulu tarafından karar verilir. Çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavı geçersiz sayılır." hükmüne yer verilmiş.

Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Başkan, Başkan yardımcıları ve Yönetim Kurulu" başlıklı 348. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde ise, "Gerekli hâllerde sınavların kısmen veya tamamen iptaline, ertelenmesine, adayların eşdeğer sınavlara alınmasına veya aday işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasına karar vermek", Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

Öte yandan 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" başlıklı 50. maddesinin birinci fıkrasında. "Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir.

Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez."; ikinci fıkrasında, "Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almıştır.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün "İhlal kararı ve ihlalin giderilmesi" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasında; "Bölüm, ihlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığını tespit ederse; a) İhlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. İlgili mahkeme, Bölümün ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapar ve mümkünse dosya üzerinden ivedilikle karar verir. (...)"; ikinci fıkrasında ise; "Bölüm kararında, gerekli görüldüğü takdirde Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda ihlalin ve sonuçlarının hangi şekilde ortadan kaldırılabileceği hususunda yapılması gerekenler belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararında, başvurucunun 9 yılı aşkın bir süre önce katıldığı söz konusu sınava ilişkin sonuç belgesinin bu süreçte sunulan kamusal makamlarca kabul edilerek başvurucunun akademik bir derece olan doktoraya başlamasını sağladığı,

Kanunda öngörülen olağan dışı bulgulara rastlanması kriteri, sınav sonrası yapılacak tüm incelemeler yönünden getirilmekle birlikte başvurucunun oldukça uzun zaman sonra ortaya atılan bir iddia sonucunda eş değer sınava çağrılabilmesi için bu kriterin son derece katı bir şekilde uygulanması gerektiği, başka bir ifade ile kriterin sağlanması için basit ve soyut bir şüphenin yeterli olmayıp başvurucunun sınavda usulsüzlük yaptığının, yapılan bir usulsüzlüğe ortak olduğunun veya sonuçlarından faydalandığı bir usulsüzlüğün yapılmasına göz yumduğuna ilişkin bulgunun somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu,

başvurucunun, son iki sınavı arasındaki puan farkını sınavlar arasında geçen süre ve bu esnada dil yeteneğini geliştirmesi ile açıklamakta olduğu, bununla birlikte İhbar Değerlendirme Komisyonunca başvurucunun katıldığı sınavların ortalamasının ve başvurucunun katıldığı son iki sınavdaki başarı grafiğinden başka bir hususun dikkate alınmadığının görüldüğü,

başvurucuya sınavda usulsüzlük yaptığına ilişkin açık bir suçlamada bulunulmadığı ve başvurucunun ilgili artışla alakalı açıklamalarının tümüyle anlamsız veya görülmemiş bir durum olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı gözetildiğinde eş değer sınava çağrılma için kanun tarafından aranan olağan dışı bulgulara rastlanması kriterinin -özellikle sınavın üzerinden geçen süre dikkate alındığında- karşılanmış olduğunun söylenemeyeceği, gerek ÖSYM gerekse Daire tarafından ortaya konulan gerekçede,

başvurucunun eş değer sınava çağrılması ile ilgili olarak girdiği sınavların ortalaması ve son iki sınavı arasındaki puan farkı dışında başka hiçbir tespite yer verilmediği, ilgili tespitin kanun tarafından aranan olağan dışı bulgu kriterini karşılamaya yeterli olup olmadığının yukarıdaki değerlendirmeler ışığında tartışılmadığı, buna göre başvurucunun davanın sonucuna ilişkin temel iddialarının Daire tarafından karşılanmadığı gerekçesiyle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine dair Anayasa Mahkemesince yapılan tespit, Dairemizin 09.10.2018 tarih ve E:2018/3194 K:2018/5509 sayılı kararından kaynaklandığından 6216 sayılı Kanunun 50. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün yukarıda yer verilen hükmü gereği Dairemizin söz konusu kararının kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerekmektedir.

Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararında; davalı idarece ihbar başvurusu ve sınavlardan alınan puanların kıyaslanması haricinde 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi sınavının şaibeli bulunması ile ilgili başkaca herhangi bir somut gerekçe sunulmadığı, davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veya kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının daha önceden girdiği sınavlarda aldığı notlar kıyaslanarak dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Söz konusu kararın, Anayasa Mahkemesini ihlal kararı vermeye yönelten sebepleri ortadan kaldırmaya yeter derecede açık ve makul gerekçe içerdiği anlaşıldığından, temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan davacı tarafından, 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi sınav sonucu olağandışı değerlendirilerek eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 09.10.2018 tarih ve E:2018/3194,

K:2018/5509 sayılı kararı ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi üzerine 01/03/2020 tarihinde yapılan Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavından (YÖKDİL) aldığı 63,75 puan ile doçentlik başvuru kriterini tekrar sağladığından bahisle ilgili sınavın eşdeğer sınav olarak kabul edilmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan bir başka davada; ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucu Dairemizin 17/02/2022 tarih ve E:2021/7450 K:2022/952 sayılı kararı ile bozma kararı verildiği, Bölge İdare Mahkemesince Dairemizin bozma kararına uyulmayarak ısrar kararı verildiği,

bu kararın temyiz edilmesi üzerine ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06.10.2022 tarih ve E:2022/1990 K:2022/2761 sayılı kararı ile 6114 sayılı Kanun'un 9/8. maddesi ile getirilen düzenlemede nihai amacın, sınavlarda olağandışı bulgulara rastlanılması durumunda bu olağandışı bulguların bertaraf edilmesi olduğu,

özellikle doçentlik başvurularında kullanıldığı belirlenen ve olağandışı bulunan sınavlarla ilgili olarak söz konusu kuşkunun ortadan kaldırılmasına imkan veren ve geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir sınav olan YÖK-DİL sınavının da yapılacak değerlendirmede dikkate alınması gerektiği, davacının 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunu doçentlik başvurusunda kullandığı,

davacının eş değer sınava girme işleminin kesinleştiği 2019 yılında yine Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 2/b hükmü ile Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca, doçentlik başvurularında YÖKDİL ve YDS'den alınacak puanların kullanılabileceğinin kararlaştırılması üzerine,

doçentlik başvurusu için halihazırda geçerli olan sınavlardan biri olan YÖKDİL sınavına girerek doçentlik başvuru kriterleri arasında yer alan yabancı dil sınavı şartını yerine getirdiği ve 2019 Sonbahar döneminden itibaren YÖKDİL sınavlarının da ÖSYM Başkanlığınca yapılmaya başlandığı dikkate alındığında, ÖSYM Başkanlığı tarafından başkaca bir eşdeğer sınava çağrılmaması amacıyla YÖKDİL 2020 Mart dönemi sınav sonucunun geçerli sayılması yönündeki ÖSYM Başkanlığına yapılan başvurunun, YÖK-DİL'in YDS'ye eşdeğer sayılması talebi gibi değerlendirilerek reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği,

bu nedenle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin ısrar kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararı verildiği, söz konusu bozma kararına uyularak davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine Dairemizce 04.05.2023 tarih ve E:2023/1935 K:2023/2613 sayılı karar ile onama kararı verildiği anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Dairemizin 09.10.2018 tarih ve E:2018/3194 K:2018/5509 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 3. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrası yapılan yargılama gideri olan ... TL posta ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta giderlerinin istek halinde taraflara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 20/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/6015, K. 2023/5044, 20 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Hukuki Süreç
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/6015
Karar No
2023/5044
Tarih
20 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/6025 K.2023/5225
  • Danıştay 8. Daire E.2023/6026 K.2023/5221
  • Danıştay 2. Daire E.2023/6029 K.2023/4613
  • Danıştay 8. Daire E.2023/6038 K.2023/5340
  • Danıştay 2. Daire E.2023/6039 K.2023/4823
  • Danıştay 2. Daire E.2023/6046 K.2023/5098

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.