İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2024/1100 K.2025/6977

2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

Esas2024/1100Karar2025/6977Tarih17 Eylül 2025Okuma12 dk · 2.301 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1100 E., 2025/6977 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
17 Eylül 2025
Esas No
2024/1100
Karar No
2025/6977
Temyiz isteminde bulunan (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.301 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Balıkesir ili, Susurluk ilçesi, ... Mahallesi hudutlarında bulunan ... sicil, ... erişim numaralı II-B mermer maden işletmesi ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından; madencilik faaliyetlerinin sürdüreleceği 14.015,39 m² açık işletme ve 7.234.87 m² altyapı tesisi olmak üzere toplam 21.250,26 m²'lik ormanlık alan için yapılan izin başvurusunun reddine yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı yazısı ile bildirilen ... Olur tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bahse konu sahanın ülke ekonomisine katkı sağlayacağı için kamu yarı açısından önemli olduğu,

bu sahalardan ülke ekonomisine yarar temin edilebileceği, maden izni verilmesi talep edilen alanın, ormanlık alanın çok az bir kısmında olduğundan doğal dengenin bozulmayacağı, mermer bloklarının kesilmesinde sulu kesim yöntemi kullanılacağı, bu durumun da toz-duman çıkışını engelleyerek tarım arazilerinde oluşabilecek zararı önleyeceği, madenin nadir nitelikte olduğu ve madencilik faaliyetinin ormanda yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından,

davacı tarafından, madencilik faaliyetlerinin sürdüreleceği 14.015,39 m² açık işletme ve 7234.87 m² altyapı tesisi olmak üzere toplam 21.250,26 m²'lik ormanlık alan için yapılan izin başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından; tabiat, toplum, çevre ve insan sağlığını ilgilendiren ormanların korunması, çevresel etkisi bulunan madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerinin de hassasiyetle değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiği, talebin uygun bulunmaması, yasanın doğrudan Bakanlığa verdiği yetkiden kaynaklandığı, II-(b) grubu mermer sahasının başka yerlerde de bulunabileceği, nadir nitelikte olmadığı, davacı şirkete maden işletme ve maden alt yapı tesis izninin verileceğine dair taahhüt verilmediği, davacı şirket lehine “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiş olması,

ruhsat vb. belgelerin alınması kesinlikle izin verileceği anlamına gelmeyip, izin talebinin değerlendirmeye tabi tutulacağı anlamına geldiği, Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından; davacı tarafından izin talep edilen alanın orman olarak kullanılmasında yarar görülmesi, yerleşim yerlerine yakın ve ön görünümünde bulunması, tarım alanlarına yakın olması sebebiyle nadir nitelikte olmayan II-(b) grubu mermer madenine ilişkin izin talebinde kamu yararı ve zorunluluk bulunmaması nedeniyle Makamca uygun görülmediği, Madencilik faaliyeti yapılmak istenen yerlerin devlet ormanlarına rastlamasının ülkemiz tabiatının tahribatını hızlandırdığı,

biyolojik çeşitliliğin zarar gördüğü ve sonucunda da doğal dengenin bozulduğu, bu sebeple tabiat, toplum, çevre ve insan sağlığını ilgilendiren ormanların korunması, çevresel etkisi bulunan madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerinin de hassasiyetle değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiği, II-(b) grubu mermer sahasının başka yerlerde de bulunabileceği, stratejik bir özelliği olmadığından ormanlık alandan çıkarılmasının zorunlu olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Balıkesir ili, Susurluk ilçesi, ... Mahallesi hudutlarında bulunan ... sicil, ... erişim numaralı II-B mermer maden işletmesi ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından; madencilik faaliyetlerinin sürdürüleceği 14.015,39 m² açık işletme ve 7234.87 m² altyapı tesisi olmak üzere toplam 21.250,26 m²'lik ormanlık alanı için yapılan izin başvurusunun, "talep sahasının yerleşim yerlerine yakın ve ön görünümünde bulunması,

tarım alanlarına yakın olması sebebiyle nadir nitelikte olmayan II-(b) grubu mermer madeni izin talebinde kamu yararı ve zorunluluktan bahsedilemeyeceğinden, söz konusu talebin uygun görülmediği" gerekçesi ile reddine yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı yazısı ile bildirilen ... Olur tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihindeki haliyle) Madencilik Faaliyetlerinde İzinler başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/08/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükümlerine yer verilmiştir.

6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihindeki haliyle) 16. maddesinde; ''Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir.

Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar.

Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.

Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir.

Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mülga Orman Kanununun 16. maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, Heyetin.

Bölge müdürlüğünce; bölge müdür yardımcısı, şube müdürü, mühendis veya ilgili orman işletme müdür yardımcısı başkanlığında, ilgili orman işletme müdür yardımcısı, ilgili orman işletme şefi varsa kadastro ve mülkiyet şefi ve/veya teknik elemandan oluşturulan en az üç kişilik komisyonu, İzinin. Bu yönetmelik hükümlerine göre orman alanları içinde Bakanlıkça amacı doğrultusunda kullanılmak üzere verilen ön izni, kesin izni ve muvafakatı, Kesin iznin.

Bu Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça amacı doğrultusunda kullanılmak üzere verilen izni ifade edeceği, "Müracaat" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında.

Ruhsat sahiplerinin, madenin adının belirtildiği talep yazısına; a) Ruhsatını, b) 1/25000 ölçekli haritasını veya krokisini, c) Meşcere haritasını, ç) 1/1000 veya uygun ölçekli vaziyet planını, d) Koordinat listesini, e) Orman kadastro haritasını, f) ÇED belgesini, g) Hammadde üretim, maden işletme, pasa döküm alanı, atık barajı, liç, atık kazanma ve atık bertaraf tesis izin taleplerinde rehabilitasyon projesini veya kademeli kapatma planını, ğ) Tesis ve altyapı tesis izin taleplerinde avan projesini dört takım ekleyerek kesin izin için veya (a), (b), (c), (ç),

(d) ve (e) bentlerinde belirtilen belgeleri ekleyerek ön izin için bölge müdürlüğüne müracaatta bulunacakları. 3. fıkrasında, muhafaza ormanlarındaki ruhsat görüş taleplerinde; talep yazılarına 1/25000 ölçekli haritasını veya krokisini, meşcere haritasını, 1/1000 veya uygun ölçekli vaziyet planını, koordinat listesini, orman kadastro haritası ile Maden İşleri Genel Müdürlüğüne ruhsat müracaatında bulunduğuna ve hak sağladığına dair belgesi ile birlikte müracaat edecekleri.

4. fıkrasında; izin verilen alanın diğer kanunlar uyarınca izin, görüş, muvafakat alınması gereken yerlerden olması halinde izin sahibince gerekli izin, muvafakat ve görüşler alınarak çalışma yapılacağı, bu kapsamdaki izin, muvafakat ve görüşlerin talep sahibinden istenebileceği, "İnceleme ve Değerlendirme" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, Bölge müdürlüğünün yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleyeceği, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildireceği, eksiklikler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı,

evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemelerin yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporunun düzenleneceği. 3. fıkrasında.

Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerinin bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderileceği, talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınacağı.

"Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresinin dikkate alınarak izin verileceği ve Ormanlık alandan verilen iznin, müracaat sahibine tebliğ edileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)

Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Uyuşmazlıkta; II-B mermer maden işletmesi ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından; madencilik faaliyetlerinin sürdürüleceği 14.015,39 m² açık işletme ve 7234.87 m² altyapı tesisi olmak üzere toplam 21.250,26 m²'lik ormanlık alanı için yapılan izin başvurusunun, "talep sahasının yerleşim yerlerine yakın ve ön görünümünde bulunması, tarım alanlarına yakın olması sebebiyle nadir nitelikte olmayan II-(b) grubu mermer madeni izin talebinde kamu yararı ve zorunluluktan bahsedilemeyeceğinden, söz konusu talebin uygun görülmediği" gerekçesi ile reddedildiği görülmüştür.

İdare Mahkemesince 21/03/2022 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 20/04/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dava konusu Mermer Maden ruhsat sınırının, en yakın yerleşim yeri olan Kurucaoluk Mahallesindeki en yakın eve 468 metre, Mahalle merkezine ise 750 metre mesafede bulunduğu, Mermer maden ruhsatı yerleşim yerinin öngörünüm alanı dışında kaldığı, işletme sahası Orman sayılan yerler içinde kaldığından 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu yönünden yapılacak bir işlem bulunmadığı,

çıkarılması planlanan mermerin, dünyada adını İtalya'daki bir mermer ocağından alan ve bu adla dünyada marka olmuş PALISSANDRO Mermerleri içerisindeki değişken renk ve desenlerine göre birçok alt isimlendirmeler içerisinde SKYLINE MERMER olarak özel adlandırılan mermer türü olduğu, madencilik faaliyetinin ormanda yapılmasının zorunlu olduğu, madenin üzerinde sonradan orman geliştiği, oluşum itibariyle yüzeye çok yakın olduğu, dolayısıyla nadir olarak nitelendirilebileceği, dolayısıyla açık ocak işletmeciliğinin uygulanmasının ekonomik olduğu, yeraltı ocak işletmeciliğinin ekonomik olarak uygun olmadığı,

mermer bloklarının sulu sistemle kesimi yapılacağından işletmeden herhangi bir toz-duman çıkmayacağının öngörüldüğü, çevre ve tarım arazilerine zarar-ziran olmayacağının düşünüldüğü, Mermer Maden işletimi için yıllık planlanan 20.000m3/yıl (54.000 ton) blok olarak satıldığında 27.000.000 usd satış gerçekleştirileceği, plakalar şeklinde satış gerçekleştirildiğinde 20.000 m3 bloktan 560.000 plaka elde edilerek yaklaşık 53.200.000 usd değerinde yıllık satış gerçekleştirileceği, Orman İşletme Müdürlükleri tarafından tazminat cetvellerine göre.

1 Kental=40,54-TL tespit edildiğinden 257 Kental x 40.54TL=10.418,78 TL'lik ağaçların üretilmesinde ekonomik kayıp bulunduğu, ...

Limited Şirketinin, Mermer Maden İşletme ve Altyapı Tesisi alanı için Bandırma Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Ağaç zararı, Ağaçlandırma bedeli ve Arazi kullanma bedelleri tahsil edileceğinden kurumun zararının söz konusu olmadığı, maden faaliyeti sonunda ise Rehabilitasyon projesi gereği saha rehabilite edilerek teslim alınacağı için herhangi bir ekonomik kayba neden olunmayacağı, ...

Madencilik Limited Şirketinin talep ettiği, Mermer Maden İşletme ve Altyapı Tesisi alanının, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ormanlık alanın %0022'lik oranı içerdiği, bu nedenle maden izni verildiğinde doğal dengenin bozulmayacağı, madencilik faaliyetinden elde edilecek kam yararının orman kaybının çok çok üzerinde olduğu" yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.

Yine aynı bilirkişi raporunun 'orman mühendisliği yönünden inceleme' başlıklı kısmında sahanın devlet ormanı içerisinde kaldığı, ormanlık alan içinde yakacak odun vasfında meşe ağaçları ile kaplı olduğu, ortalama 644 meşe ağacı ve 1.1250x12.073=25,655 m3 DKGH' de (dikili kabuklu gövde hacmi) zarar göreceğinin anlaşıldığı, madenin üzerinde sonradan orman geliştiği açıklamalarına yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, İşletme Müdürlüğünce düzenlenen 12/05/2020 tarihli izin raporunda tahmini 900 adet 30 m3 ağaç kesileceği, meşcerenin işletme şeklinin koru olduğu, izin verilmesinde kamu yararı olduğu, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı şeklinde rapor oluşturulmuş ancak nihai izni verecek olan Bakanlık makamınca uygun bulunan maden ret izin olurunda talep edilen alanın yerleşim yerlerine yakın ve ön görünümünde bulunması, tarım alanlarına yakın olması sebebiyle nadir nitelikte olmayan 11-b grubu maden izin talebinde kamu yararı ve zorunluluktan bahsedilemeyeceği gerekçe gösterilerek talep reddedilmiştir.

Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, ormanlık alan olan talep sahasının orman verimliliği yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, izin istenilen yerdeki orman bütünlüğü ve verimliliği dikkate alınarak talep edilen iznin verilmesi halinde ormanlık alanın parçalanıp parçalanmayacağı, izin istenilen yer için daha önce verilmiş bir izin bulunup bulunmadığı, ekosistem bütünlüğü ile kesilecek ağaç miktarı da dikkate alınarak iznin verilmesindeki yarar ile alanın orman olarak kalmasındaki yarar dengesi karşılaştırılarak, izin talep edilen alandaki ağaç yoğunluğu, kapalılığı, verimli orman alanı olup olmadığı yönlerinden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 17/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Daire, E. 2024/1100, K. 2025/6977, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/1100
Karar No
2025/6977
Tarih
17 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/1102 K.2025/1799
  • Danıştay 10. Daire E.2024/1120 K.2025/3748
  • Danıştay 6. Daire E.2024/1131 K.2025/4575
  • Danıştay 8. Daire E.2024/1158 K.2025/6772
  • Danıştay 8. Daire E.2024/1159 K.2025/6773
  • Danıştay 7. Daire E.2024/1273 K.2025/2889

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.