KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/4673 E., 2025/1285 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Esas No
- 2024/4673
- Karar No
- 2025/1285
- Temyiz isteminde bulunan (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair Tıp Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
01.09.2014 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine kayıt olan davacının, 2547 sayılı Kanun'un 44/c maddesi uyarınca öğrenimini azami dokuz yılda tamamlaması gerektiği açık olmakla birlikte, Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinde 19/11/2014 tarihinde 6559 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle yapılan değişikliğin eğitim öğretim yılı devam ederken yayımlanarak yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, ancak Kanun'da hangi eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlayacağına yönelik açık bir düzenlemeye yer verilmediği,
Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanılmasının yıllık sistemde öğrenim görmekte olan davacı açısından daha kabul edilebilir, hukuka ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım olduğu,
aksi takdirde eğitim hakkının kısıtlanması sebebiyle durumun, ulusal ve uluslararası mevzuata aykırılık teşkil edeceği, bu durumda, azami öğrenim süresi hesabının 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcı dikkate alınarak yapılması durumunda Tıp Fakültesindeki azami eğitim süresini (dokuzuncu yılını) doldurduğundan bahsedilemeyeceği açık olan davacı hakkında,
azami eğitim süresinin dolduğundan bahisle 2023 yılı eylül ayının sonunda ilişiğinin kesileceği yönünde tesis edilen işlemde ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddi yönündeki işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, YÖK tarafından tüm üniversitelere dağıtımlı gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile azami öğrenim sürelerinin başlangıcının 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemi güz yarıyılı olarak belirlendiği, Tıp Fakültelerinin öğrenim süresinin altı yıl olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının azami öğretim süresinin 2023 Eylül sonunda dolduğu, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, 2023 yılı eylül ayının sonunda ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/4673, K. 2025/1285, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama