KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/621 E., 2025/1540 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Esas No
- 2024/621
- Karar No
- 2025/1540
- Temyiz isteminde bulunan (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, 2547 sayılı Kanun'nun 44/c maddesine göre azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle 2023-2024 eğitim öğretim yılı 6. sınıf güz dönemi başlangıç tarihi olan 20.06.2023 tarihinde üniversiteden ilişiğinin kesilmesine ilişkin Fakülte Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. 03/09/2014 tarihinde Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesine kayıt olan davacının, 2547 sayılı Kanun'un 44/c maddesi uyarınca öğrenimini azami dokuz yılda tamamlaması gerektiği açık olmakla birlikte.
2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 (29187 sayılı Resmi Gazete) tarihinden itibaren davacının azami öğrenim süresi hesabında önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmaması ve bu tarih itibarıyla davacının öğrenim süresinin ilgili mevzuat gereği yeniden başlaması gerektiği, dava konusu işlemin tesis edildiği 19.06.2023 tarihi itibarıyla davacının henüz azami öğrenim süresini doldurmadığı,
bu durumda, davacının, sonradan yürürlüğe giren ve lehine düzenleme getiren mevzuat hükümleri göz önüne alınmaksızın azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; bakılan uyuşmazlıkta; ilgili mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden, 2547 sayılı Kanun'un 26.11.2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddesi uyarınca azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerin ilgili Kanun'un yayımlanmasından sonraki ilk eğitim öğretim dönemi olan 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, bahar döneminden itibaren uygulanmaya başlanılması gerektiği, bu kabulden hareket edildiğinde ve derslerin yıllık olduğu da gözetildiğinde,
davacının 2023-2024 eğitim-öğretim yılının bahar dönemi sonu itibarıyla azami eğitim süresini dolduracağı, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklamayla birlikte reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 2547 Sayılı Kanunun 44/c maddesi hükmünün 19/11/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, kanunun belirlediği 9 yıllık azami sürenin aşıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, ilişik kesme işlemine dayanak gösterilen 2547 sayılı Kanun'un 44. maddesinin 26.11.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, kanunların geriye yürümeyeceği ilkesi uyarınca yürürlük tarihinden önce yükseköğrenim kurumuna kayıtlı öğrencilerin önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmaması gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/621, K. 2025/1540, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama