İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/628 K.2025/651

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına…

Esas2024/628Karar2025/651Tarih19 Mart 2025Okuma13 dk · 2.556 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/628 E., 2025/651 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
19 Mart 2025
Esas No
2024/628
Karar No
2025/651
Temyiz edenler
I- (DAVALI): ... Kurulu
Vekili
Av. ...
Iı-(davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Beşinci Dairesinin 25/09/2023 tarih ve E:2017/9709, K:2023/11972 sayılı kararının, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.556 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle 01/12/2016 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin işletilecek yasal faiziyle bilikte ödemesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/09/2023 tarih ve E:2017/9709, K:2023/11972 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,

"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,

Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacı hakkında "FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak" suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No: ... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının 28/09/2018 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,

Davacının eşi M.P.'nin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmış olması ve hakkındaki kovuşturma bilgileri yönünden; davacının eşi M.P. hakkındaki tespitlerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği, davacının eşi M.P.'nin kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,

Davacıyla ilgili ihbar/şikayet bilgileri ve soruşturma bilgisi yönünden, BİMER'e ve Cumhurbaşkanlığı Halkla İlişkiler Başkanlığına gönderilen 16/07/2016 tarihli ihbarlarla ilgili olarak, iddiaları inceleyen Hakimler ve Savcılar Kurulu Üçüncü Dairesinin ... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararında; öne sürülen iddianın yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, hakimin yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkinin davacı tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına dair somut delil gösterilmediği, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususların şikayete konu edildiği,

ilgilinin örgüt üyesi olduğuna ilişkin iddianın genel ve soyut mahiyette olduğu, somut delil gösterilmediği gerekçesiyle söz konusu şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği, soruşturma bilgisi yönünden ise. Dairelerince yapılan 13/10/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 09/12/2021 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...

Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından,

söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı ve bu soruşturma kapsamında incelenen davacının örgütle bağlantısının araştırılmasının istenildiği ihbar/ şikayet dilekçeleri de davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,

HTS raporu yönünden, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda yer verilen HTS kayıtlarının incelemesinden, söz konusu rapor ve davacının yaptığı iddia edilen görüşmelere ilişkin somut bir tespit ya da bilgi ve belgenin davalı idare tarafından dosyaya sunulmadığı, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda yer alan tespit ve değerlendirmeler de dikkate alındığında, davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunması iddiasının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,

Sosyal Çevre Bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Diğer hususlar yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmediği belirtilerek,

Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerince 13/10/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,

Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1.000,00 TL'yi aşmamak üzere) davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği,

Davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde alamadığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 159/10. maddesi, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33/5. maddesi, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 11. maddesi, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi ile 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 3/1. maddesi hükümlerinin incelenmesinden,

Hâkimler ve Savcılar Kurulunca hakim ve savcılar hakkında verilen meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına dair kararları ile meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının ise yargı denetimi dışında olduğu,

Bu durumda, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararına karşı yargı yoluna başvurulamayacağı açık olduğundan, görevden uzaklaştırma işleminden kaynaklanan parasal hak ve bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiz isteminin de incelenmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu kararların davacıya ilişkin kısımlarının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1.000,00TL'yi aşmamak üzere) meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, görevden uzaklaştırıldığı döneme denk gelen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, 424,90-TL yargılama giderinin yarısı olan 212,45-TL'nin davacı üzerine bırakılmasına, 212,45-TL tutarındaki kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya. 17.100,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal haklar ile ilgili olarak Dairece taleple bağlılık ilkesi gereğince işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte 1.000,00-TL'ye hükmedilmiş ise de; dava dilekçesinde sonradan miktar arttırımı yapılacağı talebinin de yer aldığı,

nitekim dava tarihi itibarıyla uğranılan zararın belirsiz olduğu ve geçen süre içerisinde sürekli olarak arttığı, bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 16/4. maddesi uyarınca gerçek zararın tespit edilip tebliği sağlandıktan sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca görevden uzaklaştırıldığı döneme denk gelen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinin ve aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bu yönlerden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu.

Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu;

davacının binbaşı olan eşi M.P.'nin FETÖ/PDY kapsamında meslekten çıkarılması ve eşine yönelik tespitler ile cep telefonuna ait HTS kayıtlarının incelemesi sonucunda davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları isnadıyla işlem yapılan kişilerle görüşmeleri ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair ihbar ve şikâyetler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve/veya irtibatlı olduğu noktasında tereddüt bulunmadığı; davacı hakkındaki kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar dava konusu işlemi kusurlandırmadığından,

davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olup olmadığına dair uyuşmazlığın dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenerek ve resen araştırma ilkesi uyarınca gerekli araştırmalar yapılarak sonuçlandırılması gerektiği.

667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği, dava konusu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, parasal hak ve faiz talebinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, Daire kararının davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1.000,00-TL'yi aşmamak üzere) meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının bozulması, diğer kısımlar yönünden temyiz isteminin reddi; davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 30/12/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının, davacının dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1.000,00-TL'yi aşmamak üzere) meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin hükmü dışındaki kısımları aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 77/1.maddesi uyarınca görevden uzaklaştırıldığı 01/12/2016 ile 13/02/2017 tarihleri arasında kesilmiş olan aylık ve ödeneklerinin aynı Kanunu'nun 78.maddesi uyarınca davalı idare tarafından davacıya ödeneceği açıktır.

Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi M.P'nin; 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan Komisyon kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptali yönünde karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E ..., K:... sayılı kararı ile reddine karar verilerek temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.

Daire kararının, davacının dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1.000,00-TL'yi aşmamak üzere) meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmış, 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine,

bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri düzenlemelerine yer verilmiş olup, anılan fıkraya, 30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile,

"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi eklenmiştir.

6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde ise; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve madde gerekçesinden anlaşılacağı üzere, 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümleyle, tam yargı davalarında taleple bağlılık ilkesinin sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amaçlanmıştır. Anılan maddenin uygulanabilmesi için ise, davacılar tarafından davanın açıldığı tarih itibarıyla bilinmesi mümkün olmayan gerçek zararla ilgili olarak yargı mercilerince zarar miktarının tespit edilmesi ve bu miktar hakkında davacıların bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi nedeniyle parasal hakları doğrudan muhtel olan davacı tarafından, söz konusu kararların iptali istemi ile birlikte " ileride arttırmak ve fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla, şimdilik" şeklinde ifadeye yer verildiği, bu ifadeden de davacının gerçek zararının yargı yerince tespiti üzerine 2577 sayılı Kanun'un 16/4 maddesi uyarınca talep ettiği miktarı artırma iradesi taşıdığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Daire tarafından, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların tutarı ara kararı ile sorulup, idarece tespit edilen tutarın davacıya tebliği sağlanarak, davacının 2577 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca miktar artırım hakkını kullanabilmesine imkân tanınması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin, doğrudan taleple bağlılık ilkesi esas alınarak verilen temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin düşülmesi gerektiği de tabiidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine; davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararların iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca ...

TL'yi aşmamak üzere) davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, görevden uzaklaştırıldığı döneme denk gelen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemin yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/09/2023 tarih ve E:2017/9709, K:2023/11972 sayılı kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca ...

TL'yi aşmamak üzere) davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi hükmü dışındaki kısımlarının oybirliği ile ONANMASINA,

3. Anılan Daire kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca ... TL'yi aşmamak üzere) davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkin kısmının oyçokluğu ile BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1.000,00 TL'yi aşmamak üzere) davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun olduğu dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın anılan kısımlarının da onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/628, K. 2025/651, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/628
Karar No
2025/651
Tarih
19 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2024/642 K.2025/1554
  • Danıştay 10. Daire E.2024/654 K.2025/1448
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/655 K.2025/696
  • Danıştay 4. Daire E.2024/659 K.2025/1499
  • Danıştay 8. Daire E.2024/688 K.2025/3012
  • Danıştay 7. Daire E.2024/700 K.2025/825

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.