İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2025/3536 K.2025/7186

Dava konusu istem: Gaziantep ili, ... İlçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı II. grup maden işletme ruhsatına ilişkin olarak, Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle Maden…

Esas2025/3536Karar2025/7186Tarih25 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.145 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/3536 E., 2025/7186 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
25 Eylül 2025
Esas No
2025/3536
Karar No
2025/7186
Temyiz isteminde bulunan (davacı)
... Yapı Sanayi A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.145 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Gaziantep ili, ... İlçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı II. grup maden işletme ruhsatına ilişkin olarak, Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 77.632,00TL idari para cezası verilmesine yönelik Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından; ruhsat sahası sınırları içerisinde zeytinlik saha bulunduğundan mevzuatta aranan izinlerin başvuru yapılmasına rağmen ilgili idare tarafından verilmediği, davalı idare tarafından verilen ruhsat sahasının bir başka idarenin işlemi nedeniyle kullanılamadığı ileri sürülmekte ise de; işletme izni verilebilmesi için Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre gerekli izinlerin alınmış olması gerektiği, ancak söz konusu izinler ile ilgili sorumluluğun hak sahibine ait olduğu,

ruhsat sahalarının ihalelerine katılanların, Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili araştırmayı ihaleden önce yapmaları gerektiği açık olup, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak maden ruhsat sahası içerisinde 3 kilometrelik mesafede zeytinlik sahasının bulunduğunun araştırılması gerektiği, bu sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediği ve Kanun'un 7. maddesinde belirtilen izinler ile ilgili gerekli araştırmayı önceden yapmadığı,

bu sebeple dava konusu işlemin tesis edilmesine bir başka idarenin sebep olduğunun söylenemeyeceği, öte yandan davacının gerekli izinlerin verilmemesi halinde Maden Kanunu'nun 32/1 maddesi uyarınca ruhsata ilişkin terk talebinde bulunabileceği açık olup bu yönde de bir talebinin bulunmadığı görüldüğünden, Maden Kanunu'nun 7. maddesinde sayılı izinlerin süresi içerisinde verilmediği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla davacı şirketin, ruhsat sahası çerçevesinde gerekli izinlerin alınması için ilgili idarelere başvurarak 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin alınması kapsamında iradesini ortaya koymasına rağmen kendisine atfedilemeyecek nedenlerden dolayı ilgili izinleri süresi içerisinde Genel Müdürlüğe sunamadığı ve dolayısıyla Kanun'un 7. maddesine göre işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde almak zorunda olduğu gerekli izinleri alamamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından,

dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine yönelik mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bu kararın temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 15/10/2024 tarih, E:2021/6333, K:2024/5336 sayılı kararı ile " Davacı tarafından Gaziantep ili, ... ilçesi sınırları dahilindeki S:... numaralı ruhsat sahasına ilişkin olarak Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Gaziantep Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden uygun görüş sorulduğu,

bu talebin Gaziantep Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı doğrultusunda ruhsat sahası içerisinde zeytinlik alan bulunduğu gerekçesiyle söz konusu alanda kalker ocağı kırma-eleme tesisi kurulması ve işletilmesinin uygun görülmediğinden bahisle reddedildiğine ilişkin bilgi ve belge sunulduğu, ancak dava konusu idarî para cezasının Gaziantep ili, ... ilçesi sınırları dahilindeki S:... sayılı II. grup maden sahasına ilişkin olarak verildiği, bu başvurunun bir başka ruhsat sahasına ilişkin olduğu, bunun haricinde dava konusu işleme esas olmak üzere 7. madde izinleri için herhangi bir girişimde bulunulmadığı,

ruhsata ilişkin ihale şartnamesinde açıkça ihaleye katılanların Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinlerle ilgili araştırmanın ihaleden önce yapılması gerektiği ve sorumluluğun hak sahibine ait olduğu hususlarının davacıya bildirildiği, gerekli izinlerin tamamlanarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesinin ortaya koyulmadığı anlaşıldığından, sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğu,

anılan durumun beklenmeyen hal kapsamında görülemeyeceği, Maden Kanunu'nun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu, davacının Maden Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasına göre ruhsatı terk talebinde de bulunmadığı,

ruhsatı uhdesinde tutmaya devam ettiği dikkate alındığında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerin tamamının üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle anılan Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca davacı şirketin idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne ... Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararı üzerine dosya görevli ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince incelenmiş ve ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra “İstinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, usule ilişkin olarak, kararın gerekçesiz olduğu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, esasa ilişkin olarak ise, davalı idare tarafından verilen ruhsat sahasının bir başka idarenin işlemi nedeniyle kullanılamadığı, iznin alınmaması nedeniyle idari para cezası verileceğine dair 2017-2018 yıllarında herhangi bir bildirimin yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı hakkında idari para cezası verilmesine yönelik işlemlerinin açık yasa emri olduğu, hukuka uygun kararın onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Maden İşleri Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen ihale sonucunda Gaziantep ili, ... ilçesinde davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı II. grup maden sahası ihalesinin davacının uhdesinde kalması üzerine davacı adına, 14/01/2016 tarihinden geçerli olmak üzere II-a grubu işletme ruhsatı düzenlenmiştir.

Davacı şirket tarafından daha önce başka ruhsat sahasına ilişkin olarak Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Gaziantep Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden uygun görüş sorulmuştur. Anılan talep, Gaziantep Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün... tarih ve ...sayılı yazısı doğrultusunda ruhsat sahası içerisinde zeytinlik alan bulunduğu belirtilerek, söz konusu alanda kalker ocağı kırma-eleme tesisi kurulması ve işletilmesinin uygun görülmediğinden bahisle reddedilmiştir.

Davalı idarece mevzuatta aranan süre içerisinde S:... sayılı ruhsat için Maden Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan izinler alınmadığından bahisle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemiyle 77.632,00.-TL tutarlı, idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercîleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile âdil yargılanma hakkına sahiptir.”

; 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” kuralları yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçe, kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 3. fıkrasında "Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü 4. fıkrasında ise "Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü bulunmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un Kararlarda bulunacak hususlar başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde "Kararın dayanağı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı" nın Mahkeme kararında yer alması gerektiği belirtilmiştir.

Yine aynı Kanun'un 50. maddesinin 3. bendine göre Bölge İdare Mahkemeleri Danıştayca verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararında ısrarda edebileceği hüküm altına alınmıştır.

Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihindeki haliyle) İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi " başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında, "(Değişik onbirinci fıkra: 4/2/2015 – 6592/13 md.) 7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır.

Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir.

İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.'' hükmü yer almaktadır.

21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin 110. maddesinde, "(1) Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan ÇED kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için Kanunun 24 üncü maddesinin 11. fıkrası gereğince işlem tesis edilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz ve ruhsat iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Türk Dil Kurumu gerekçeyi "Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler" olarak tanımlamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması,

hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir.

Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında;

' 23. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.

24. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyucak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortaya usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

25. Bununla birlikte derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da bu yönde' olduğu belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf isteminin reddine karar verebileceği gibi mahkemenin yerine geçerek hukuka uygun bulmadığı gerekçeyi, hükmü kaldırıp ilk derece mahkemesinin yerine geçip yeni bir gerekçe ile hüküm sevk edebileceği açıktır.

Yukarıda belirtilen yargılama süreci dikkate alındığında, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin, ...

İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararı, davacı şirketin, ruhsat sahası çerçevesinde gerekli izinlerin alınması için ilgili idarelere başvurarak 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin alınması kapsamında iradesini ortaya koymasına rağmen kendisine atfedilemeyecek nedenlerden dolayı ilgili izinleri süresi içerisinde Genel Müdürlüğe sunamadığı ve dolayısıyla Kanun'un 7. maddesine göre işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde almak zorunda olduğu gerekli izinleri alamamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle kaldırarak işlemin iptaline karar verildiği,

bu kararın temyiz incelemesi sonucunda ise Dairemizce, Bölge İdare Mahkemesi kararının dayanağı gerekçenin yerinde olmadığı dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle anılan kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.

Dairemizin bozma kararı Bölge İdare Mahkemesi hakkında verilmiş olup, anılan kararın 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde de sayılan hususlar yönünden değerlendirilmesinden ibarettir. Bozma kararı üzerine Mahkemece bir bütün olarak incelendiğinde gerekçenin İdare Mahkemesi kararından farklı olduğu ancak aynı sonuca yani davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı görülmektedir.

Bölge İdare Mahkemelerinin Danıştay tarafından verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararlarında ısrar da edebileceği açıktır.

Görülmekte olan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi bozma kararına uyduğunu belirttikten sonra kararında herhangi bir gerekçe göstermeden ... İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.

Dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesince Dairemizce verilen bozmaya uyma kararı sonrası hukukun genel ilkeleri ve Yasa kuralı uyarınca benimsediği gerekçeyi kararına yansıtması gerektiği açıktır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu gerekçesiz Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 25/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2025/3536, K. 2025/7186, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/3536
Karar No
2025/7186
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2025/3546 K.2025/4393
  • Danıştay 4. Daire E.2025/3558 K.2025/4501
  • Danıştay 12. Daire E.2025/3585 K.2025/3964
  • Danıştay 8. Daire E.2025/3690 K.2025/6980
  • Danıştay 8. Daire E.2025/3693 K.2025/6541
  • Danıştay 8. Daire E.2025/3697 K.2025/6981

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.