KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/1696 E., 2021/5038 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/1696
- Karar No
- 2021/5038
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Alışveriş Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, mülkiyeti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait Kocaeli İli, İzmit İlçesi, … Mahallesi … ada … ve … sayılı parsellerde kayıtlı taşınmazlar nedeniyle, 2008-2010 yıllarına ilişkin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırıp ödediği 228.581,16 TL tutarlı emlak vergisi ile 2011 ila 2013 yıllarına ilişkin ödenen emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıkları korunmasına katkı payının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı adına 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak emlak (bina) vergisi ve kültür payı tahakkuk ettirildiği ve bu vergilerin ödendiği, sonrasında davacı tarafından ödenen tutarın iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine işbu davanın açıldığı, vergisi ihtilaf konusu olan taşınmazın tapuda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı,
Kocaeli Fuar Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan "yap-işlet-devret kira sözleşmesinde", tapu siciline davacı lehine intifa hakkı şerhinin düşüleceğinin belirtildiği, dolayısıyla taşınmazın davacıya devrinin adi bir kiralama işlemi olmadığı ileri sürülmüş ise de, Türk Medeni Kanunu'nun 795. maddesi uyarınca, davacı lehine intifa hakkı tesisine ilişkin tapu sicilinde kayıt bulunmadığı, bu hususta dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı dolayısıyla, sözleşmenin davacı lehine intifa hakkı oluşturan bir nitelik taşımadığı ve kira sözleşmesi olduğu anlaşıldığından,
intifa hakkı sahibi kabul edilmek suretiyle davacı şirket adına 2011,2012 ve 2013 yılları için tahakkuk ettirilen emlak (bina) vergisi ile taşınmaz kültür varlıkları korunmasına katkı payının ve tahakkuk işleminin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı ve davalı idarenin başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da bu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle aynı kanunun 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 6111 sayılı Kanun'a göre 18.03.2011 tarihli dilekçe ile yapılandırma başvurusunda bulunmak suretiyle açtığı davalardan feragat ettiği, anılan kanun hükmü gereği bu tutarlara dava açılamayacağı, Emlak Vergisi Kanunu'nun 3 ve 13. maddeleri ile Türk Medeni Kanunu'nun 815. maddesindeki düzenlemelere göre intifa hakkı sahibinin, taşınmaza ilişkin vergileri ödemekle yükümlü bulunduğu, davacı şirketin imzaladığı yap-işlet-devret sözleşmesinde, vergiye konu bina nedeniyle davacı şirket lehine tapu siciline intifa hakkı şerhinin düşüleceğinin belirtildiği ve davacı şirketin intifa hakkı sahibi olduğu hususunun açık olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile 2008-2010 yıllarına ilişkin 6111 sayılı yasaya göre yapılandırıp ödenen vergilere ilişkin istem hakkında hüküm kurulmak üzere bölge idare mahkemesi kararının bozulması, diğer kısımların onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirket adına, mülkiyeti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait Kocaeli İli, İzmit İlçesi, … Mahallesi … ada … ve … sayılı parsellerde kayıtlı taşınmazlar nedeniyle, 2008-2010 yıllarına ilişkin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırıp ödediği 228.581,16 TL tutarlı emlak vergisi ile 2011 ila 2013 yıllarına ilişkin ödenen emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıkları korunmasına katkı payının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali istemine ilişkindir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin; 2011-2013 yıllarına ilişkin kısmının iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin, dava konusu işlemin; 2008-2010 yılları için 6111 sayılı Kanun'a göre yapılandırıp ödenen 228.581,16 TL tutarlı emlak vergisine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından davalı idareye yapılan 21/04/2014 tarihli düzeltme başvurusunda 2011 ila 2013 yılları emlak vergisinin iadesinin istenildiği bu talebin 24/04/2014 tarihli işlemle reddi üzerine, 13/04/2016 tarihinde davacı tarafından şikayet başvurusunda bulunulduğu, şikayet başvurusuna 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırarak ödenen kısımların iadesi isteminin de eklendiği, şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine açılan davada, 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırıp ödenen 228.581,16 TL tutarlı verginin de dava konusu edildiği, dava dilekçesinde bu tutarın açıkça belirtildiği,
vergi mahkemesince dava konusu istemin ödenen vergilerin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlem olduğu kabul edilmek suretiyle sadece 2011 ila 2013 yılları yönünden inceleme yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu ve dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davalı istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta dava konusu işlemin hüküm kurulmayan kısım hakkında da hukuki inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, bölge idare mahkemesi kararının bu kısım yönünden bozulması gerekmiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2018/1696, K. 2021/5038, 1 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama