KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/1447 E., 2022/322 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/1447
- Karar No
- 2022/322
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muğla İli Fethiye İlçesi eski adıyla … Köyü, yeni adıyla … Mahallesinde bulunan … mevkii … ada … ve … parselde kayıtlı taşınmazları nedeniyle 2018 yılı için tahakkuk ettirilen bina vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca, köy tüzel kişiliği kaldırılan yerde bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazlar nedeniyle Kanunda düzenlenen süre zarfında emlak vergisi alınamayacağından, davacı şirket adına 2018 yılı için tahakkuk ettirilen bina vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunması katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu tahakkukun kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
6360 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrası ile getirilen muafiyetin geçiş hükmü niteliğinde olduğu, halihazırda emlak vergisi mükellefi olmayan ve köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasından sonra emlak vergisi mükellefi haline gelecek olanları kapsadığı, davacının 6360 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce de emlak vergisi mükellefiyetinin bulunduğu, 6360 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılmadığı, muafiyet ve istisna hükümlerinin ancak Emlak Vergisi Kanununa eklenmek suretiyle uygulanabilir olacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/1447, K. 2022/322, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama