KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4678 E., 2022/1893 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/4678
- Karar No
- 2022/1893
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: …Metal ve Yapı Sistemleri İnş. San. ve Tic.Ltd. Şti.' nin kamu borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. Asıl borçlu şirket hakkında yapılan cezalı KDV tarhiyatlarına karşı açılan davaların reddine ilişkin olarak verilen. Vergi Mahkemelerinin … tarih … sayılı kararlarının,. Bölge İdare Mahkemesi.
Vergi Dava Dairesi'nin … tarih ve … sayılı kararlarıyla bozularak, asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatlarının kaldırıldığı görüldüğünden, söz konusu amme alacaklarının yargı kararıyla terkin edilmiş olduğu ve dolayısıyla borcun yokluğu hususunun söz konusu olduğu anlaşılarak, asıl borçlu ". Metal ve Yapı Sistemleri İnş. San. ve Tic.Ltd.
Şti." tarafından ödenmeyen kamu alacaklarının, söz konusu şirketin kanuni temsilci olduğu ve sorumluluğu bulunduğundan bahisle tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 2011/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ve açılan davaların reddine ilişkin kararlar bozulmuş olduğundan buna bağlı yargı harçlarına isabet eden kısımları yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Dava konusu ödeme emrinin 2016 ve 2017 yıllarının çeşitli dönemlerine ilişkin asıl borçlu şirket tarafından verilen vergi beyannamelerine bağlı olarak tahakkuk eden damga vergileri kısmına gelince;
asıl borçlu şirket adına usulüne uygun tarh ve tahakkuk ettirilen ancak şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla, vergi borçlarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci sıfatını haiz olan ve üzerine düşen ödevleri yerine getirmediği anlaşılan davacı adına düzenlenen uyuşmazlık konusu ödeme emrinin 2016 ve 2017 yıllarının çeşitli dönemlerine ilişkin damga vergilerine isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık görülmediğinden davanın kısmen kabulüne,
kısmen reddine ödeme emrinin 2011/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ve açılan davaların reddine ilişkin kararlar bozulmuş olduğundan buna bağlı yargı harçlarına isabet eden kısımlara ait amme alacağına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacının hakkında idarenin yaptığı işlemlerin kanuna uygun olduğu gerekçesiyle kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/4678, K. 2022/1893, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama