KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4682 E., 2022/629 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/4682
- Karar No
- 2022/629
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) …Sarrafiye Temizlik İşleri ve Tarımsal
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Ürünler San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI) … Mal Müdürlüğü-…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi …'tan aldığı faturaların sahte olduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2016/Şubat, Mayıs-Temmuz, Ekim dönemleri ile 2017/Şubat dönemi için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, anılan mükellefin davacıya düzenlediği faturaların sahte belgeler olduğu, ekonomik, ticari teknik kapasite ve konumunun düzenlediği faturaların içeriğinde bulunan teslimlerde bulunmaya elvermediği,
diğer taraftan davacı tarafından yapılan alımların çilek işleme bedeli ve kepçe hizmet bedeli olmasına rağmen mükellefin faaliyet konusunun döküm işi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ihtilaf konusu faturaların sahte olduğu ve içerdiği katma değer vergilerinin indiriminin kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
bu itibarla davacının 2016 yılında sahte faturaları yasal defterlerine kaydettiği ve bu faturalarda yer alan katma değer vergilerini ilgili dönem katma değer vergisi beyannamelerinde indirim konusu yaptığından bahisle söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimleri reddedilerek 2016 ve 2017 yılları katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucunda 2016/Şubat, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ekim ve 2017/Şubat dönemlerine ait katma değer vergileri tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
davacı adına kesilen 1 kat vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341'inci ve 344'üncü maddeleri dikkate alındığında, davacı tarafından sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğu sonucuna varılan faturalara isabet eden katma değer vergisi tarhiyatlarının bir katı oranında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği; özel usulsüzlük cezası bakımından ise, davalı idarece bahse konu alışların hangi tarihte, hangi miktarda ve kimlerden yapıldığı,
alınması gereken faturaların hangi tutar ve tarihlerde kimlerden alınmadığı yönünde yapılmış her hangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, cezai yaptırıma bağlanan söz konusu fiillerin bütün unsurları ortaya konulmadan kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına, vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Davacının asıl işinin mal temini olduğu, ilgili şirketlerin de iş kollarında ilgili hizmetler olup bu hizmeti aldığından (taşıma, ayıklama, işçi temini) bu durumu kanıtlama yükümlülüğünün bulunmadığı, aksini ispatın davalıya ait olduğu, kaldı ki özel usulsüzlük cezası hakkındaki karar gerekçesi tespitin bulunmadığı yolunda iken sahte fatura iddiası ile ilgili vergi ziyaı cezasının hukuka uygun bulunmasında tezatlık bulunduğu, yeterli inceleme yapılmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Davacının kullanmış olduğu faturaların sahte olduğunun kanıtlanmış olması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229'uncu maddesinde belirtilen fatura kapsamına girmediği dolayısıyla davacının 2016 yılında gerçekleştirdiği 545.015,60 TL'lik alımının faturasız olarak gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ayrıca vergi inceleme raporunda alımların …'tan yapıldığının,
düzenlenen belgelerin hangi tarihlerde ve hangi miktarlarda düzenlendiğinin belirlendiği ancak hukuken sahte niteliğinde olması nedeniyle belirtilen tarihlerde anılan kişi tarafından düzenlenmediğinin ve davacı mükellefçe alınmadığının kabulü ile kesilen özel usülsüzlük cezasının hukuken yerinde olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/4682, K. 2022/629, 28 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama