KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6237 E., 2022/1949 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/6237
- Karar No
- 2022/1949
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca re'sen tarh edilen 2015 yılı kurumlar vergisi ile 2015/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden; vergi incelemesinde tespit edilen hususlar, davacının defter kayıt ve belgeleri ile üretim faaliyetine dair verileri en iyi bilebilecek konumda olan şirket yetkilisinin ifade ettiği verilere dayandığı gibi vergi incelemesinde beyanı alınan şirket yetkilisinin kayıt dışı alış-satış olabileceğini kabul ettiği, gerek inceleme,
gerekse yargılama safhalarında davacı tarafından vergi incelemesinde tespit edilen hususların geçersizliğini ispatlayacak herhangi bir somut belge veya bilgi ortaya konulmadığı dikkate alındığında, kayıt dışı sentetik kauçuk satışı ile kayıtdışı mikrokalsit ve hurda pvc alışı dikkate alınarak takdir edilen matrah, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun olduğu gerekçesiyle hukuka aykırılık görülmediği, geçici vergi (aslı) yönünden; söz konusu ihbarnamede geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtildiğinden bu kısmın incelenemeyeceği.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; davalı idarece bahse konu alış-satışların hangi tarihte, hangi miktarda ve kimlerle yapıldığı, alınması-verilmesi gereken faturaların hangi tutar ve tarihlerde kimlerden alınmadığı-verilmediği yönünde yapılmış herhangi bir somut tespit bulunmadığının anlaşıldığı, cezai yaptırıma bağlanan söz konusu fiillerin bütün unsurları ortaya konulmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmı yönünden.
2015 yılında tahakkuk fişine bağlanan vergi ziyaı cezalarının tekerrüre esas alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden reddine, geçici vergi (aslı) yönünden incelenmeksizin reddine, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gerek vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılmasında gerek kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/6237, K. 2022/1949, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama