KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3466 E., 2022/5944 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Esas No
- 2020/3466
- Karar No
- 2022/5944
- Temyiz eden (davacı)
- … Havalimanları Yiyecek ve İçecek Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … İdaresi Başkanlığı-…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı ile … Kiralama Yönetim ve İşletme Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan alt işletme sözleşmesinin kira sözleşmesi olması sebebiyle binde 1,89 oranında damga vergisine tabi olduğu ancak sehven binde 9,48 oranında damga vergisi ödendiğinden bahisle fazla ödenen 1.017.892,96-TL damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve 1.017.892,96 TL'nin iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
488 sayılı Damga Vergisi Kanun'unun 4.maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına,belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı belirtilmiş olup, davacı ile.
Kiralama Yönetim ve İşletme Hizmetleri A.Ş. arasında akdedilen sözleşmenin adının ''Alt İşletme Sözleşmesi'' olduğu, tipik olarak Türk Borçlar Kanun'unda bu isimde bir sözleşmenin yer almadığı, akdedilen sözleşmenin kira sözleşmesi olup olmadığının ve davacının düzeltme başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların yorumlama yöntemiyle çözülmesine gerek duyulmayan açık ve ilk bakışta anlaşılabilir nitelikte olmadığı,
ortada damga vergisine tabi bir mukavelenamenin olduğunun açık olduğu fakat mezkur mukavelenamenin kira mukavelenamesi olup olmadığının tespiti için sözleşmenin yorumlanması gerektiği, bu yorumlamanın ise düzeltme-şikayet başvurusu üzerine açılan bir davada yapılamayacağı açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
öte yandan, akdedilen alt işletme sözleşmesinin EK-2 üst başlıklı alt işletmecinin yükümlülükleri bölümünün 9.4.3. kısmında, ''Bu sözleşme ile Alt İşletmeci'ye tahsisli alanların işletme hakkı verilmekte olup,taraflar bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu kapsamında adi kira, hasılat kirası ve/veya çatılı işyeri kira sözleşmesi niteliğinde olmadığı konusunda basiretli birer tacir olarak mutabıktırlar '' denilmek suretiyle davacının dava dilekçesindeki beyanlarının aksine akdedilen sözleşmenin ürün kirası olmadığını taraflar kabul etmiş olup,
sözleşmenin Mahkemelerince incelenmesi sonucunda ilk bakışta dahi kira sözleşmesi olduğu hususunun anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Olayda vergi hatası bulunduğu, uyuşmazlığı konu sözleşmenin ürün kirası sözleşmesi olduğu, Damga Vergisi Kanuna Tabi Kağıtları belirleyen ek I sayılı tablonun akitlerle ilgili kağıtları düzenleyen I/A-2 fıkrası uyarınca binde 1,89 oranında damga vergisine tabi olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/3466, K. 2022/5944, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama