KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4561 E., 2022/2766 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Esas No
- 2020/4561
- Karar No
- 2022/2766
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının murisi ...'in taşınmaz satışlarının ticari faaliyet kapsamında bulunduğu ve elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, varis olan olan davacı adına hissesi oranında 2013/Ocak-Şubat, Nisan-Ekim ve Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilşkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümünün, davacının miras bırakanı ...'e miras yoluyla intikal eden … ada … ve … parsel, … ada …, …, … ve … parsel, … ada … ve … parsel, … ada … ve … parselde kayıtlı arsalar üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen bina ve dükkanlardan 44 adedinin 2013 yılında kendi ad ve hesabına satılmasına ilişkin işlemlerin, devamlı olarak gayrimenkul alım, satımı ve inşası faaliyeti olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine bağlı olduğu,
idarece ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde faaliyetin devamlılık unsurunun muamelede çokluk durumuna bakılarak belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda ... tarafından birbirini izleyen tarihlerde farklı kişiler adına çok sayıda taşınmaz satıldığına ve bu işlemlerin şahsi ihtiyaç sınırlarını aştığına işaret edilerek,
taşınmaz satış işlemlerinin ticari faaliyet olarak nitelendirildiği anlaşılmakta ise de ...'e miras yoluyla intikal eden ve kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide verilen arsalar üzerindeki inşaatın tamamlanmasıyla ...'in arsa payına bağlı olarak çok sayıda taşınmaz mülkiyetine hak kazandığı dikkate alındığında, inşaatın tamamlanmasından sonraki ihtiyaç sınırlarını aşan işlem çokluğunun olayın özelliğine göre normal olduğu, ispat yükünün olayın özelliğine göre normal durumun aksini iddia eden idare üzerinde bulunduğu,
buna göre, anılan iş ve işlemlerin ticari faaliyet kapsamında yürütüldüğünün kabulü için bunların bir işletme örgütlenmesi çerçevesinde, gelir sağlanması hedeflenerek, bağımsız ve devamlı olarak yürütüldüğünün bütün unsurlarıyla ortaya konulması gerektiği, taşınmaz satışlarının ... tarafından bir işletme örgütlenmesi çerçevesinde bağımsız olarak yapıldığı yönünde idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığı hususları göz önüne alındığında,
...'e miras yoluyla intikal eden arsalar üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen bina ve dükkanların satışı suretiyle sahip olunan servet unsurlarının vasfını değiştiren işlemlerin ticari faaliyet kapsamında yapılan işlemler olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma ve istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle hukuka aykırı olan kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/4561, K. 2022/2766, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama