İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2020/6273 K.2022/4933

Dava konusu istem: Davacı adına, İzmir ili Balçova ilçesi … Mahallesi … ada … no'lu parselde kayıtlı taşınmazı 2016 yılında satın aldığı halde emlak vergisi bildirimi verilmediğinden bahisle, res'en tarh edilen; 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin arsa vergisi…

Esas2020/6273Karar2022/4933Tarih19 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.177 kelime

KÜNYE

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/6273 E., 2022/4933 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
19 Ekim 2022
Esas No
2020/6273
Karar No
2022/4933
Temyiz eden (davacı)
… Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.177 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, İzmir ili Balçova ilçesi … Mahallesi … ada … no'lu parselde kayıtlı taşınmazı 2016 yılında satın aldığı halde emlak vergisi bildirimi verilmediğinden bahisle, res'en tarh edilen; 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, 2017 yılı için kesilen vergi ziyaı cezası ile 2016 yılı için bildirim verilmediği için kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

Vergi Mahkemesin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından 18.05.2016 tarihinde satın alınan taşınmazın niteliğinin ve dolayısıyla vergilendirme şeklinin belirlenebilmesi için … sayılı Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilen düzenlemelerin dikkate alınması gerektiği, belediye mücavir alanı içinde, İzmir-Çeşme Otobanı ile büyük alışveriş merkezleri ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi yakınlarında kaldığı anlaşılan, belediye hizmetlerinden istifade eden söz konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü için taşınmaz üzerinde zirai faaliyet yapıldığının,

idare tarafından usulüne uygun olarak saptanmış olması gerektiğinden hareketle ihtilafa konu arazi parçasında yapılan 23.10.2017 tarihli yoklamada herhangi bir zirai faaliyetin olmadığı, 19.03.2018 tarihli yoklamada boş olan arazide sadece otsu bitkilerin yer aldığı ve 17.10.2018 tarihli yoklamada da arazinin, zirai faaliyet yapılmak amacıyla sürülerek tarıma hazır hale yeni getirildiğinin tespit edilmiş olmasının yanı sıra, davacı şirketten önceki malik tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin arsa beyannamesi verilmesi üzerine vergi değerinin,

arsa niteliği dikkate alınarak hesaplanmış olması ve ticari anlamda oldukça değerli bir konumda olduğu anlaşılan söz konusu alanın, faaliyet alanı emlak, yatırım ve inşaat olan davacı şirket tarafından zirai amaçla kullanılmak amacıyla satın alındığı ve bu amaçla kullanıldığı hususunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3'üncü maddesinde ifade edilen "...İktisadi,

ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir..." kuralı uyarınca davacı şirket tarafından ortaya konulamadığı da dikkate alındığında davaya konu cezalar ve tarhiyatlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Parsellenmemiş arazilerden hangisinin arsa sayılacağına ilişkin hususların Cumhurbaşkanı Kararıyla belirleneceğine ilişkin Emlak Vergisi Kanunu 12. maddesi 3. fıkrasının anayasaya aykırı olduğu, taşınmazın nitelemesinin yanlış yapıldığı arsa sayılacak arazi olmadığı, meskun mahalde bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı yönünde soyut ifadelerle hüküm kurulduğu, önceki malik tarafından arsa beyanı verilmesinin uyuşmazlıkta dikkate alınmasının hatalı olduğu, ispat külfetinin de taraflarına yüklenmesinin usule aykırı olduğu, sadece davalı idarece sunulan belgeler dikkate alınarak hüküm kurulmasının yanlış olduğu,

kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka aykırı olduğu, vergisi ihtilaflı taşınmazda 2016-2017 yıllarında buğday tarımı yapıldığı, taşınmazın 3. derece doğal sit alanı içinde kalması nedeniyle imar planı uygulamasının durdurulduğu, koruma amaçlı imar planı yapılmamış olduğundan tasarrufun kısıtlanmış olduğu, diğer yandan taşınmazın üç yıllığına şirketlerince zirai faaliyet için kiraya verildiği,

ekte sundukları çiftçi kayıt belgelerinden anlaşılacağı üzere, taşınmazda 01.03.2018-01.08.2018 tarihlerinde arpa/yeşil ot ekimi, 03.10.2018-31.12.2018 tarihlerinde ise enginar ekimi yapıldığından zirai faaliyet yapılması nedeniyle arsa vergisi alınmayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı adına, İzmir ili Balçova ilçesi … Mahallesi … ada … no'lu parselde kayıtlı taşınmazı 2016 yılında satın aldığı halde emlak vergisi bildirimi verilmediğinden bahisle, res'en tarh edilen; 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, 2017 yılı için kesilen vergi ziyaı cezası ile 2016 yılı için bildirim verilmediği için kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT

Emlak Vergisi Kanunu'nun 4751 sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki 10 ve 20. maddelerinde, bina ve arazi vergisinin, mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettirileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 4751 sayılı Kanunla değişmeden önceki 32. maddesinde de ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde, verginin bu Kanun hükümlerine göre idarece tarh edileceği, şu kadar ki, gayrimenkulün maddi delillere göre tespit edilen değerinin beyan edilmesi gereken asgari değerden fazla olması halinde, bu değer üzerinden ikmalen vergi tarh olunacağı, beyannamesini ek süreye rağmen vermeyen mükellef adına vergi ziyaı cezası kesileceği,

mükellefin beyanının maddi delillere göre tespit edilen rayiç bedelden düşük olması halinde, rayiç bedelle tarhiyata esas değer arasındaki fark üzerinden ceza uygulanmaksızın ikmalen vergi tarh olunacağı ifade edilmiştir.

Emlak Vergisi Kanunu'nda 4751 sayılı Kanun ile 09/04/2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişiklikler sonucu beyan esası kaldırılarak sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde bildirim verilmesi esasının getirilmesine paralel olarak, Kanun'un 32. maddesinde yeniden düzenleme yapılmış, buna göre emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda, verginin idarece tarh edileceği, idarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin 29. madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2016 yılı usulsüzlük cezası yönünden davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2017 yılı için kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz istemine gelince;

Yukarıda yer verildiği üzere, Emlak Vergisi Kanunu'nda 09/04/2002 tarihinde yapılan değişiklik öncesi beyanname verilmemesi halinde vergi ziyaı cezası kesileceği açık olarak belirtilmekte iken, 4751 sayılı Kanun ile yapılan değişikler sonucunda, 09/04/2002 tarihinden itibaren, beyan esasına ilişkin 20. madde kaldırılarak 23. maddede yapılan değişiklik ile Kanun'un 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esası getirilmiş, 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmemiştir.

Bu durumda Emlak Vergisi Kanunu'nda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsenmiş olup, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmayıp, vergi mahkemesince bu kısım yönünden verilen davanın reddine ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılılı kararının; 2017 yılı vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2016 yılı usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Temyiz isteminde bulunandan, onanan kısım üzerinden 492 sayılı Kanuna bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 9. Daire, E. 2020/6273, K. 2022/4933, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2020/6273
Karar No
2022/4933
Tarih
19 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2020/6279 K.2022/6143
  • Danıştay 4. Daire E.2020/6280 K.2022/5757
  • Danıştay 5. Daire E.2020/6287 K.2022/6275
  • Danıştay 9. Daire E.2020/6292 K.2022/5032
  • Danıştay 9. Daire E.2020/6307 K.2022/4885
  • Danıştay 5. Daire E.2020/6311 K.2022/6276

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.